Cevizli Mah. Kastamonu Sk. No:23/17 Adalet İş Merkezi, 34865 KARTAL İSTANBUL
trenfrdearru

Araç Kiralama Kaza ve Cezai Şart Talebi

Araç Kiralama Kaza ve Cezai Şart Talebi

Kira ilişkisinden kaynaklı hukuki ihtilaflar gün geçtikçe artmakta ve çözümü için ise taraflar birbirlerini suçlamaktadır. Özellikle araç kiralama durumlarında, iş makinası, elektronik eşya kiralama durumlarında sıklıkla karşılaşılan hor kullanma ve sözleşmede var ise cezai şart bedellerinin tahsili neye göre isteniyor bu yazıda bu duruma değineceğiz.

Kiraya veren araç sahibi, aracını her türlü eksiksiz şekilde ve tam olarak vermek mecburiyetindedir. Aksini kiracı kanıtlamalıdır. Kiraya veren ve kiracı arasında yapılan kira akdine göre araçta doğacak zararlardan kiracının sorumlu olması aksi durumda da cezai şart belirlenir. Bu şartlara göre aracı zilyedinde bulunduran kiracı araca gereli özeni ve dikkati göstermekle yükümlüdür. Aracın kaza durumunda kiraya verene iadesi ve arızaların kiraya veren tarafından tamiri ve takibi şeklinde bir sözleşme maddesi yok ise yetkili serviste veya kiraya verenin rızası dahilinde bir onarım yapılabilir. Ancak araçta meydana gelen arızanın onarım maliyeti hususunda ki konuya gelince kiracı aracı aldığında ayıbı olduğunu ileri sürmekte, kiraya veren ise kiracının özensiz ve dikkatsiz şekilde aracı hor kullandığını ileri sürmektedir. Aksi durumlar da yaşanabilmektedir. Mesela kiralık aracın motorunun arıza yapması durumunda yada kiralanan aracın arıza yapması halinde genelde mahkemeler dosyayı bir bilirkişiye göndermektedir.Bilirkişi dosyada olaya dahil olan tarafların kusur oranlarını tespit edip mahkemeye gönderir. Mahkeme bilirkişinin yaptığı kusur oranlarını göz önünde bulundurarak karar verir.

Türk Borçlar Kanunu’nun cezai şartı düzenleyen 179/1 maddesi; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.” hükmünü içermektedir. Aynı kanunun 182/1. maddesinde; “Taraflar, cezanın mikarını serbestçe belirleyebilirler.” denilmekte ise de bu serbestlik sınırsız değildir. Maddenin son fıkrasında yer alan; “Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.” hükmü gereğince, hakim taraflarca kararlaştırılan cezai şart miktarının fahiş olup olmadığını re’sen incelemek, fahiş ise ceza miktarını tenkis etmekle (indirmekle) görevlidir.

Türk borçlar kanununa göre taraflar arasında olan cezai şart maddesi oluşturulmasına müsaade etmiştir. Ancak kusur olayları ve olayın gerçekleşme durumu göz önüne alındığında Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu da indirme yetkisi tanımıştır.

Kiraya verdiğim araçta kaza yapıldı, sigortasız araç kiraladım, kiralık araç ile kaza yaptım, gibi soruları içeren bu yazımıza cevap verebilecek bir Yargıtay kararı paylaşmak istiyorum ;

3. Hukuk Dairesi         2019/3165 E.  ,  2019/6031 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; mülkiyeti kendisine ait ….plakalı otobüsü 03/01/2011 tarihli kira sözleşmesiyle davalı şirkete kiraya verdiğini, sözleşmenin 5/d maddesinde, davalı kiracının araç malikinden beklenen düzeyde araca özen göstereceğinin ve koruma kollama görevini eksiksiz yerine getireceğinin karlaştırıldığını; buna rağmen, davalı şirket şoförünün gerekli dikkat ve özeni göstermemesi nedeniyle araç motorunun yanmasına sebebiyet verdiğini, büyük bir arızanın meydan geldiğini, davacı şirketin muvafakati alınmaksızın otobüsün motoru sökülerek hareketsiz hale getirildiğini, gerek otobüsün çekileceği servis hakkında gerekse motorun sökülerek dağıtılması hususunda bilgi verilmediğini; davalı şirket şoförünün, aracın sürekli hararet yaptığına, devamlı su eksilttiğine, devamlı su koymak zorunda olduğuna dair beyanda bulunduğunu, şoförün bahse konu davranışıyla gerekli tedbiri almayarak ağır kusurlu olduğunu; sözleşmenin 6/g maddesine göre, sürücü hatasından kaynaklanan tüm hasar bedelinin davalı tarafından karşılanması gerektiğini, davalının meydana gelen hasar bedelinden ve değer kaybından sorumlu olduğunu; tamir işini yapan … Motorlu Araçlar şirketinin de kusurlu olduğunu, tamir esnasında araçta yeniden büyük arızanın oluştuğunu, tamir şirketinin ağır kusuru nedeniyle araçta yeniden ikinci tamirin yapıldığını; kullanım hatası nedeniyle meydana gelen hasarın garanti kapsamında olmadığını, kusuru nedeniyle sözleşmenin feshine sebebiyet veren davalı şirketin, sözleşmenin 10/c maddesi uyarınca kararlaştırılan cezai şartı ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek; 29.595,55 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı; mülkiyeti davacıya ait aracın 11 ay süre ile kiralandığını, kiralanan aracın ilk bir ay çalıştırılmadığını, ikinci aydan itibaren çalıştırılmaya başlandığında gizli ayıbın ortaya çıktığını, araç kiralama sözleşmesine göre aracın 287.290 km de teslim edildiğini; araçta meydana gelebilecek arızalara ait tüm onarımların yetkili serviste yapılacağının ve masrafların davacı tarafından karşılanacağının kararlaştırıldığını, yapılan araştırmalar neticesinde, araçta meydana gelen hararet ve su kaçırma arızalarında davacı şirket tarafından araç şoförünün yetkisiz servise yönlendirildiğini, yine davacı şirket tarafından araç tamirinde çıkma parça kullanılmasının talep edildiğini; davacının arızalı ve ayıplı aracı bilerek davalı şirkete kiraya verdiğini, davalı şirketin birçok servis aracının bulunduğunu, araç şoförünün davalı şirkette sigortalı olarak çalışmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL ilk tamir gideri, 3.000,00 TL değer kaybı, 13.200,00 TL cezai şart olmak üzere toplam 21.200,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; kira ilişkisinden kaynaklı hor kullanma bedelinin ve cezai şart tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Türk Borçlar Kanunu’nun cezai şartı düzenleyen 179/1 maddesi; “Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın ifasını isteyebilir.” hükmünü içermektedir. Aynı kanunun 182/1. maddesinde; “Taraflar, cezanın mikarını serbestçe belirleyebilirler.” denilmekte ise de bu serbestlik sınırsız değildir. Maddenin son fıkrasında yer alan; “Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir.” hükmü gereğince, hakim taraflarca kararlaştırılan cezai şart miktarının fahiş olup olmadığını re’sen incelemek, fahiş ise ceza miktarını tenkis etmekle (indirmekle) görevlidir.
Somut olayda; mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda, sözleşmeye konu araçta meydana gelen hasarın tek başına davalı şirketin kusurlu eyleminden kaynaklanmadığı, aracın tamir için götürüldüğü yetkili servis Görkem Motorlu Araçlar Ltd. Şti.’nin gerçekleşen olayda , araç sahibi davacı şirket tarafından temin edilen ikinci el parçayı araca monte etmesi suretiyle, aracın ikinci kez yanmasına sebebiyet verdiğini ve teknik olarak hatalı davrandığını, % 70 kusurlu olduğunu; davalı şirket şoförünün de aracı zamanında servise götürmeyerek tedbirsiz ve dikkatsiz davrandığını , bu sebeple davalı kiracı şirketin ise % 30 kusurlu olduğunu; davacı araç sahibinin ise, aracın servisteki tamiri esnasında, orjinal parça yerine kendisinin temin ettiği ikinci el motor kapağı, piston ve diğer çıkma motor aksamının takılması talimatını vererek , motorun ikinci kez yanmasında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 10/c maddesinde ; ” Haklı bir sebep olmaksızın sözleşmenin feshine sebep olan taraf, kalan sürenin kira bedelinin yarısı kadar meblağı karşı tarafa cezai şart olarak ödemeyi kabul eder. Ancak bu meblağ 6 aylık kira bedelinden az 1 yıllık kira bedelinden fazla olamaz.” ; ” sözleşmenin feshi ” başlığı altında düzenlenen 10/b maddesinde ise; ” Kiracının ya da aracı tahsis ettiği sürücünün kastı veya büyük kusuru sonucunda araçta hasar meydana gelmesi veya çalınması ” durumunun sözleşmenin feshi sebebi olarak düzenlendiği görülmüştür.

Hal böyle olunca, mahkemece; kira sözleşmesine konu araçta meydan gelen hasarın, sadece davalı şirket şoförünün kusurlu eyleminden kaynaklanmadığı, dava dışı şirketin ve davacı kiraya verenin müterafik kusurunun da bulunduğu, dolayısıyla sözleşmenin feshine davalı kiracının tek başına sebebiyet vermediği gözetilerek sözleşmede kararlaştırılan cezai şart miktarının da fahiş olduğu dikkate alınarak, cezai şart bedelinden hakkaniyete uygun, makul oranda indirim yapılması gerekirken; 13.200,00 TL cezai şart bedelinin davalıdan tahsiline yönelik hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.07.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.