Cevizli Mah. Kastamonu Sk. No:23/17 Adalet İş Merkezi, 34865 KARTAL İSTANBUL
trenfrdearru

Kilometresi Düşürülmüş ve Gizli Ayıbı Bulunan Aracın Satışı Hk.

14.09.2019
206
Kilometresi Düşürülmüş ve Gizli Ayıbı Bulunan Aracın Satışı Hk.

Dolandırıcılık suçu, bilişim ve teknoloji ile birlikte dolandırıcıların bu vasıtaları kullanmasıyla her geçen gün ilerlemektedir. Profesyonel dolandırıcılık sektörü adı altında kendilerine iş edinmiş kişiler sebebiyle savcılıklar da oldukça fazla dosyalar birikmiş durumdadır. Bu yazıda araba ve araç satışı suretiyle gizli ayıbı bulunan araçları, avına düşürdükleri kişileri yanıltarak satışının yapılmasına değindik.

Araçta Gizli Ayıp Nedir

Kısaca alıcıdan söz konusu edilen ayıbın farkına varmasını kendinden beklenilmesinin mümkün olmadığı durumlardır.

Gizli Ayıbı Bulunan Aracın Satışının Yapılması Durumda Cezai Sorumluluğu

Gizli ayıbı bulunan aracın satışının yapılması durumunda araç sahibinin farkında varması durumunda eski araç sahibine dava açabilecektir.

Gizli ayıbı bulunan araç sahibinin bu suçtan haberi olup olmamasının bir önemi bulunmamaktadır.  Mağdur kişi asliye hukuk mahkemesinden hukuk davası yoluyla parasının iadesi veya aracın değiştirilmesini isteyebileceği gibi ayrıca ceza davası hakkı da bulunmaktadır.

Gizli ayıbı bulunan ve yanıltılarak satışı yapılmış olan aracın mağduru tarafından şikayet durumun aracın eski sahibi nitelikli dolandırıcılık suçu ile yargılaması yapılacaktır.

Türk Ceza Kanunu 158. Madde ;

Madde 158-(1) Dolandırıcılık suçunun;
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yılakadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.

şeklinde düzenlenmiştir. Kanuna göre artık araç/otomobil satışı suretiyle gerçekleştirilen hileli satışlar nitelikli dolandırıcılık suçu ile karşılığını bulacaktır.

kilometresi düşük gösterilmiş otomobil, aracın motoru değişmiş ancak sıfır olarak satılan araç, hasarı bulunan ancak kayda yansımamış hasarların tümü alıcı tarafından bilindiğinin ispatı yapılamadığı takdirde satıcılar ceza davası ve hukuk davalarıyla karşı karşıya kalacaklardır.  Yargıtay, bu gibi satışlar da ispat yükünü satıcıda olduğunu kabul etmiştir. Bu sebeple hasarlı aracın satışı sırasında varsa ayıpları noter satış sözleşmesinde bildirilmeli veya ayrı bir yazıyla imzalatılmalıdır.

Hileli Araç Satışı Yargıtay Kararları

YARGITAY 15. Ceza Dairesi         
2018/541 E. 
2018/8268 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜM : TCK’nın 158/1-h, 168/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4 maddeleri gereğince mahkumiyet 

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Grup Ticaret Limited Şirketinin yetkilisi olan sanığın, sahibinden.com isimli internet sitesine plakalı Volkswagen marka aracın 68.000 km’de olduğunu belirten satış ilanı verdiği, katılanın ilanı görerek sanığı aradığı ve aralarındaki anlaşma sonucu katılanın aracı satın aldığı ancak aracın yetkili servise götürülmesi ile, aracın kilometre saatinin değiştirildiğinin ve 200.617 kilometrede olduğunun tespit edildiği, bu suretle sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda; tüm dosya kapsamına göre sanığın mahkumiyetine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmünONANMASINA, 20/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


15. Ceza Dairesi         2018/8932 E.  ,  2019/323 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın beraatine ilişkin verilen hüküm, o yer Cumhuriyet Savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
… Tır Pazarı Motorlu Taşıtlar Nakliye ve İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tescilli 08 K 0989 plaka sayılı 2006 model Mercedes Benz marka aracın 700.000 kilometre yol yaptığını belirten sanığın, 120.000 TL’ye katılana aracı sattığı, aracın satılması sırasında sanığın yönlendirdiği ve tanıdığı olan özel servis yetkilisi Serhat Soylu’nun katılanın aracın kontrollerini yaptırdığı, ancak bu kontrol sırasında adı geçen tanığın takoğraf kayıtları ile aracın km kaydının kontrolünü yapmadığı gibi aracın temiz olduğu ve kaçırılmaması gerektiğini katılana ifade ettiği, birkaç gün sonra katılanın oğlu …’in aracı teslim aldıktan sonra kullanmak için takoğraf cihazına ehliyetini taktığında cihazdan çıkan belgeden aracın 1.013.000 km olduğunu görmesi üzerine, İzmir ilinde bulunan araç yetkili servisine gösterdiği, orada da aracın 1.013.000 TL km de olduğunun belirlendiği, katılanın bu tespit ile de yetinmeyip resmi araç muayene istasyonunda kontrol yaptırdığı, 21.01.2014 günlü rapor içeriğine göre, aracın km sayacının bir önceki muayeneye göre düşürüldüğünün tespit edildiği ve aracın bir önceki muayenesinin 22.05.2013 tarihinde takoğraf ölçümünde 918.294 km olduğunun belirlendiği, katılanın sanığa yukarıda belirtilen tespitleri ilettiğinde, sanığın, aracı geri alamayacağını ifade ettiği, sanığın aracın kilometresini değiştirmek suretiyle kendisine haksız yarar sağladığı ve bu şekilde dolandırıcılık suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda,
Sanık aşamalarda değişmeyen beyanlarında, söz konusu aracın servis kontrolünden geçtiğini ve aracın kilometresini düşürmediklerini belirttiği, katılanın da, yaptıkları incelemede, kilometrenin düşürüldüğünü tespit ettiklerini ifade ettiği dikkate alınarak, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından, suça konu aracın trafik tescil kayıtlarının getirtilmesi, aracın, trafiğe ilk çıktığı andan itibaren fiilen veya resmi olarak kimlerin kullanımında olduğunun belirlenmesi, bu kişilerin tanık olarak dinlenerek davaya konu iddiaların sorulması, sanığın yeniden dinlenerek, aracın fiilen kim tarafından kullanıldığının belirlenmesi, araca ait TÜVTÜRK kayıtları ile takoğraf kayıtları ve takoğraf cihazlarının getirtilerek incelenmesi, aracın servis bakımına, sözleşmenin yapıldığı 28/12/2013 Pazar günü mü, aracın devrinin yapıldığı 02/01/2014 pazartesi günü mü yapıldığının araştırılması, söz konusu serviste yapılan işlemlere ait belgelerin dosyaya getirtilmesi, sanığa ait işyerinde bulunan ve araçla ilgili bilgisi olan çalışanların tanık sıfatıyla dinlenilmesi, bütün delillerin toplanmasından sonra, dosyanın bilirkişiye tevdiinin sağlanarak, aracın kilometresinde değişiklik olup olmadığı, gerçekte kilometresinin ne kadar olduğu, takograf cihazında oynama veya değişiklik olup olmadığı, kilometre değişmiş ise hangi tarihte ve kim tarafından değiştirildiği, aracın kilometresine göre fiyatının değişip değişmeyeceği hususlarında ayrıntılı ve teknik rapor tanzim edilmesi, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, hükmün BOZULMASINA, 04/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Karar İçeriği
15. Ceza Dairesi         2017/31661 E.  ,  2018/270 K.

“İçtihat Metni”

Nitelikli dolandırıcılık ve iftira suçlarından şüpheli … Yazıcı hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.05.2017 tarihli ve 2016/52394 soruşturma, 2017/16419 esas, 2017/1230 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 170/1. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun’un 170/4. maddesi gereğince iadesine dair İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.05.2017 tarihli ve 2017/106 iddianame değerlendirme sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2017 tarihli ve 2017/536 değişik iş sayılı kararı aleyhine yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 25.07.2017 gün ve 94660652-105-34-7037-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.08.2017 gün ve 2017/47269 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Şüphelinin İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek haklarında dolandırıcılık suçundan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen … ve vekili sıfatıyla …’den 09/09/2014 tarihinde … plaka sayılı otomobili 132.000 km de iken 32.000 TL bedelle satın aldığını, kısa bir süre kullandıktan sonra mağdur …’ya sattığını, ancak mağdur …’nın kendisini arayarak bu aracın kilometresinin düşürüldüğünü belirtip aracı iade ettiğini, kendisine kilometresi düşürülen aracı satan bu kişilerden şikayetçi olduğunu belirtmesi üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, mağdur …’ın alınan savunmasında iddiaları kabul etmediği, söz konusu aracı tescil sahibi mağdur …’nin vekaleti ile 09/09/2014 tarihinde 27.750 TL bedelle şüpheliye sattığını, araçın kilometre sayacıyla kesinlikle oynamadığını, bu işlem yapılmışsa şüpheli tarafından yapılmış olabileceğini, keza aracı 27.750 TL’ye satmalarına rağmen şüphelinin Başsavcılığa müracaatında 32.000 TL bedelden satıldığını söylediği, Bodrum’da oturan mağdur …’nin talimat yoluyla alınan savunmasının da benzer olduğu, şüphelinin Cumhuriyet savcılığına 19/01/2017 tarihinde tekrar çağrılıp müşteki sıfatı ile alınan beyanında bu kez aracı satın aldığında aracın kilometresinin 129.000 civarında olduğunu bildirdiği ve … … isimli arkadaşı ile birlikte gidip satın aldığını onun da tanık olarak dinlenmesini istediği, …’ın alınan beyanında satın aldığında aracın 132.000 km‘de olduğunu belirttiği, bu beyanıyla şüphelinin son beyanı arasında çelişki bulunduğu, yine şüphelinin şikayeti esnasında aracı 09/09/2014 tarihinde aldığını, 12/12/2014 tarihinde fenni muayene istasyonuna götürüp muayenesini yaptırdığını, burada aracın kilometre sayacı bir önceki muayeneye göre düşürülmüş ibaresi düşülüp hafif kusurlu olduğu belirtilmesine rağmen, o tarihte herhangi bir şikayette bulunmadığı, alınan beyanında bunu fark etmediği şeklinde ifade de bulunmuş ise de, fenni muayenede tespit edilen böyle bir hususun tır şoförü olduğunu belirten şüpheli tarafından fark edilmemesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği, aracı bu şekilde satıp mağdur … tarafından kendisine iade edilmesinden sonra şikayette bulunduğu, …. Noterliğinde … tarihinde düzenlenen araç satış sözleşmesinde araç bedelinin 27.750 TL olarak gösterildiği, getirtilen fenni muayene raporlarının incelenmesi sonucu aracın kilometresinin, şüphelinin aracı satın aldıktan sonra düşürülmüş olma ihtimalinin çok daha yüksek olduğu kanaatine varıldığı, bu haliyle şüphelinin üzerine atılı aracın kilometresini düşürmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği, şüphelinin aslında işlemediklerini bildiği bir suçu işlemiş gibi göstererek Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet etmekle mağdurlar … ve …’e karşı iftira suçunu da işlediği belirtilerek kamu davasının açıldığı, … Yazıcı’nın dolandırıcılık suçundan haklarında şikayette bulunduğu … ve … haklarında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesince 22/05/2017 tarihli ve 2017/106 iddianame değerlendirme sayılı iddianamenin iadesi kararı ile; araç satışındaki ihtilafa dayalı iddialara konu tır şoförü olan şüpheli …’ın cezalandırılması istenen TCK m. 158/1-i bendinde değinilen “serbest meslek sahibi” kişilerden olmadığı, iddianameye konu iftira suçunun yargılama görevinin asliye ceza mahkemesine ait olduğu, nitelikli dolandırıcılığa konu fiilin şüphelinin kendi şikayetinin aleyhine yorumlanmasından ibaret olduğu, mahkemelerin delil toplama yetkisinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nda açıkça kaldırılmış olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 174 ve devamı maddeleri uyarınca iddianamenin iadesine karar vermek gerektiği gerekçesiyle soruşturma evrakı Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilmiş ise de, iddianame tanzim edilirken suçun vasıflandırılmasının Cumhuriyet savcısına ait olduğu, 5271 sayılı Kanun’un 174/2. maddesindeki “suçun hukuki nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez” hükmü gereğince hukuki nitelendirme sebebiyle iddianamenin iade edilemeyeceği, araç hakkında yapılmış bütün fenni muayene raporlarının TÜV-TÜRK … istasyonundan getirtilip evrak arasına konduğu, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü aracılığıyla aracın …. Otomotiv’deki ve … servisindeki muayene belgelerinin getirtildiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şeklide reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 sayılı Kanun’un 174/2. maddesi gereğince, nitelendirmede hata yapıldığından bahisle iddianamenin iadesine karar verilemeyeceği, nitekim yargılama sırasında da eylemin nitelendirilmesinin mahkemesince yapılabileceği ve iadede belirtilen eksikliklerin Cumhuriyet savcılığı tarafından öncesinde yerine getirildiği gözetilmeden, merciince itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet bulunmadığı anlaşılmakla; kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2017 tarih ve 2017/536 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine, 15.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. .


23. Ceza Dairesi         2015/7775 E.  ,  2016/5589 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Katılanın, … com. isimli internet sitesinden verilen ilanı görerek sanıklardan suça konu aracı satın aldığı, aracı internetten satış ilanı ile satan sanıkların aracın kilometresi ile oynayarak 117.220 KM olarak düşürmüş oldukları ve aracın daha az kullanılmış bir araç gibi gösterilerek, katılana normal satış bedelinin üzerinde satmak suretiyle 4.000-5.000 lira haksız menfaat temin ettikleri, sanıkların üzerlerine atılı suçu bu şekilde işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında, eylemin temas ettiği TCK’nın 158/1-f,son maddesinde düzenlenen bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın gözetilmesine 02/05/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


23. Ceza Dairesi         2015/2320 E.  ,  2015/4256 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelendi gereği düşünüldü;
Sanık …’un, temyiz kapsamında olmayan diğer sanık … ile birlikte bankadan 19.700 TL taşıt kredisi çekerek satın aldıkları … plaka sayılı aracı … adına trafiğe tescil ettirdikten sonra düzenledikleri sahte trafik tescil belgesiyle noterde şikayetciye 23.000 TL karşılığı sıfır km araçmış gibi satışını yaparak nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda;
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1512 sayılı Noterik Kanun’unun 82. maddesi gereğince noterler tarafından düzenlenen düzenleme şeklindeki belgelerin sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olması nedeniyle, sanığın noter araç satış sözleşmesi düzenlenmesini sağlamaktan ibaret eylemi nedeniyle hükmedilen cezadan TCK’nun 204/1-3 maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2-Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanığın temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun sahte trafik tescil belgesi kullanılarak satış yapılması suretiyle işlenmesi karşısında, eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağına dair tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 1150 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “1150 GÜN”, “918 GÜN” ve “18.360 TL” terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 GÜN”, “4 GÜN” ve “80 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.