Hürriyet Mahallesi, Kız Kalesi Sokak No:3 İç Kapı: 2, 34403 Kâğıthane/İstanbul
trenfrdearruroja

Ceza Hukukunda Şahsi Cezasızlık Sebeplerinin Şeriklere Sirayeti

24.12.2021
Ceza Hukukunda Şahsi Cezasızlık Sebeplerinin Şeriklere Sirayeti

Türk Ceza Kanunu’nda ele alınan kişisel cezasızlık sebepleri bir çok madde de ele alınmıştır. Bunlar;

  • Yasama sorumsuzluğu, cumhurbaşkanının görev suçları nedeniyle vatana ihanet dışında sorumlu tutulamaması,
  • TCK m. 41 de düzenlenen gönüllü vazgeçme,
  • TCK m.167/1 de belirtilen aile üyeleri arasında işlenen malvarlığına karşı suçlar,
  • TCK m. 165 işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçtan elde ettiği eşyayı satma, TCK m.254/4 de belirtilen akrabalık ilişkisi içerinde işlenen banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması suçu,
  • TCK m. 273 de yalan tanıklık suçunun belirtilen akrabalık ilişkisi içerinde işlenmesi,
  • TCK m. 281/1 gereği kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme

gibi nedenler şahsi cezasızlık nedenleridir.

Kişisel cezasızlık sebebi nedir?

Failin suç işlediği sırada var olan ve cezalandırılmasını engelleyen ve azaltan sebeplerdir.

Kişisel cezasızlık sebeplerinden sadece ilgili kişi yararlanabilecektir. Bunun dışında şartları taşımayan suç ortaklarının kişisel cezasızlık sebeplerinden faydalanması Türk Ceza Kanunu’nun 40.maddesinde düzenlenen “Bağlılık Kuralı” gereği mümkün olmayacaktır.

Madde 40- (1) Suça iştirak için kasten ve hukuka aykırı işlenmiş bir fiilin varlığı yeterlidir. Suçun işlenişine iştirak eden her kişi, diğerinin cezalandırılmasını önleyen kişisel nedenler göz önünde bulundurulmaksızın kendi kusurlu fiiline göre cezalandırılır.

Lehe olan hususların sirayeti noktasında ayrımı yapabilmek için fiil ile faili ayırmak gerekiyor. Fiile uygulanan şahsi cezasızlık sebebi faile uygulanan cezasızlık sebebi ile aynı değildir. Örnek vermek gerekirse Yağma suçunda malın değerinin azlığı sebebi ile faile uygulanacak indirim suça iştirak eden diğer suç ortağına da sirayet edecektir. Ancak; Failin babasına karşı dolandırıcılık suçuna iştirak eden suç ortağının  TCK’nın 167. maddesinde düzenlenen şahsi cezasızlık sebeplerinden faydalanması mümkün olmayacaktır. Çünkü kanun maddesi ve bağlılık kuralı fiile karşı değil faile karşı olan hususları birbirinden ayırmıştır.

Özet olarak fail-şerik veya müşterek faillik kavramı da dahil olmak üzere kişisel nedenlerin ancak kendisinde bulunan kişi için sonuç doğuracağını ifade etmemiz gerekir.

Bu durumda bazı sorunsal oluşabilir. Örnek olarak yukarıda verdiğimiz örnekte failin babasına karşı işlemiş olduğu dolandırıcılık suçuna yardım eden iştirakçinin durumunda suçun mağduru olan kişi şikayetinden vazgeçmiş olduğunda fail olan oğlu için ceza verilmeyecek ancak bir diğer suç ortağı açısından ise ceza verilebilecektir. Bağlılılık kuralının ruhu hukuk güvenliğidir. Ancak ceza adaleti ve orantılılıkta göz önüne alındığında Türk Ceza Kanunu’na getirilebilecek bir madde ile bu sorunun da çözülebileceğini düşünmekteyim. “Suçun mağdurunun şikayetinden vazgeçmesi şartı konularak kişisel cezasızlık sebepleri bulunan failleri açısından da hüküm doğuracağına yönelik bir düzenleme yapılması hukuk vicdanı açısından daha isabetli olacağı kanaati taşımaktayım.

 

İlgili Makaleler :

 

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.