Cevizli Mah. Kastamonu Sk. No:23/17 Adalet İş Merkezi, 34865 KARTAL İSTANBUL
trenfrdearru

Maaş Haczi Nedir? Emekli Maaşına Haciz ve Nafaka Borçları

18.09.2019
133
Maaş Haczi Nedir? Emekli Maaşına Haciz ve Nafaka Borçları

İlamlı veya ilamsız icra takiplerinin kesinleşmesinden sonra artık icra dosyası ile alakalı menkul ve gayrimenkul hacizler yapılabilir. Bunun yanı sıra borçlunun çalışması halinde iş yeri adresine maaş haczi müzekkeresi gönderilip maaşının 1/4 oranında kesintisinin yapılarak icra dosyasına gönderilmesi talep edilebilir.

Maaş Haczi İşyerinin Sorumluluğu

İş yeri, maaş haczi müzekkeresine uyarak maaş haczine ilişkin kesintiyi icra dairesi emanet kasa hesabına yatırmak zorundadır. İcra İflas Kanunu madde 355 gereği, gereği kendisine müzekkere ulaştıktan 7 gün içerisinde borçlunun maaş tutarını  bildirip gerekli kesintiyi yapmaya mecburdur.

Gönderilmiş olan müzekkerelere cevap vermeyen işyerinin hukuki ve cezai sorumluluğu bulunmaktadır. Hukuki boyutu olarak borçlunun kendisine müzekkere gönderildikten sonra ödeme yapılana kadar ki süre içinde kesilmesi gereken tutarlardan bizzat işyeri sorumludur. Ancak bu tutar kişinin borcu tamamı kadarı değil 1/4 oranın da kesilmesi gereken tutarların hesaplanmasıyla ortaya çıkacak tutardır. İcra daireleri genelde tenkit yazıları talep etse de kanun da herhangi bir tenkit gönderilmesi gerektiği belirtilmemiştir. Burada işyeri açısından önemli bir nokta var. Eğer ki alacak miktarı yüksek ise ve borçlunun iş akdine son verilmiş bir durum söz konusuyla borçluya karşı ödenmesi gereken tazminat tutarları icra dairesine ödenmesi gerekmektedir. İşyerinin müzekkeyere uymayarak borçluya yaptığı bu ödemeden bizzat kendisi sorumlu olacağı için bu işlemlere titizlikle yaklaşması gerekmektedir.

İcra dairesince yapılan tebligatlara ve müzekkerelere cevap vermeyen ve emirleri gereği yapmayanlar hakkında Cumhuriyet Savcılıkları vasıtasıyla doğrudan soruşturma açılır.

Burada soruşturmanın doğrudanlığına dikkat çekmek gerekir. Kanun koyucu memur suçlarında üst amirlerin izni ile memur hakkında soruşturma açabilecekken burada direkt olarak soruşturma açma yetkisine sahiptir.

Bu sebeple kamu kurumlarındaki kesintilerin veya diğer gereği gibi yapılması gereken müzekkerelerin zamanında yerine getirilmesi önem taşımaktadır.

Emekli Maaşına Haciz Konulabilir mi?

Emekli maaşına, nafaka borcu haricinde borçlunun muvaffakati olmadan haciz uygulanamaz.  Kanun dayanakları bakacak olursak;

Borçlar Kanunu 410. Maddeye göre;

Ücret alacağının haczi, devri ve rehnedilmesi

MADDE 410-İşçilerin ücretinin dörtte birinden fazlası haczedilemez,başkasına devredilemez ve rehnedilemez. Ancak, işçinin bakmakla yükümlü olduğu aile bireyleri için hâkim tarafından takdir edilecek miktar, bu orana dâhil değildir. Nafaka alacaklılarının hakları saklıdır.Gelecekteki ücret alacaklarının devredilmesi veya rehnedilmesi geçersizdir.

İş Kanunu 35. Maddeye göre;

Ücretin saklı kısmı

Madde 35 –İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olunamaz. Ancak, işçinin bakmak zorunda olduğu aile üyeleri için hakim tarafından takdir edilecek miktar bu paraya dahil değildir. Nafaka borcu alacaklılarının hakları saklıdır.

Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanunu 93.Maddeye göre;

Devir, temlik, haciz ve Kurum alacaklarında zamanaşımı

MADDE 93- Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.


Emekli Maaşına Borçlunun Muvaffakiyeti Durumunda

Borçluya ilişkin haciz işlemi kesinleştikten sonra borçludan emekli maaşının tümüne veya 1/4’ünden fazlasına haciz konulmasına ilişkin muvaffakiyetinin geçerliliğinin bulunmadığını düşünüyorum.

Uygulamada avukatlar tarafından çokca tartışılan bir konu ancak borçlular kendi hayatını idame edebilmeleri adına ve borcun tamamının süreklilik kazanıp ödenmesi adına tamamının kesilmesi borçluyu içinde bulunduğu ekonomik zorluklar sebebiyle başka arayışlara yöneltebilecektir.  Bu durum kamu düzeni açısından sağlıklı bir işleyiş olmaz.

Emekli maaşına borçlunun muvaffakatiyeti ancak borçlunun maaşının 1/4 oranındaki kısmi için geçerli olabileceğini düşünmekteyim.  Kalkı ki bu düşüncelerim Yargıtay kararlarıyla da örtüşmektedir.

Birikmiş Nafaka Borcu İçin Haciz Uygulanabilir mi?

Geçmişe yönelik nafaka borçlarına ilişkin haciz işlemi uygulanmalıdır. Bazı icra müdürlükleri birikmiş nafaka borcunu adi alacak olarak görmekte ve bu sebeple de emekli maaşına haciz taleplerine ret kararı vermektedirler. Ancak birikmiş nafaka borçları, adi alacak hükmünde değil bir nafaka borcu olarak kabul edilmelidir.  ( Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2013/12316 E. – 2013/12863 K. )

Nafaka borcuna ilişkin haciz taleplerinde de borçlunun emekli maaşından 1/4’ünden fazlasına haciz konulamaz. Ancak nafaka borcunda, borçlu kişi çalışıyorsa bu halde 1/4 oranındaki haczedilemezlik yasağının ortadan kalkacağını düşünmekteyim.

Nafaka borçları için alacaklı kişiler genelde nafaka avukatı, icra avukatı gibi terimler kullanmaktadır. Kanunumuzda nafaka avukatı, haciz avukatı gibi bir terim bulunmamaktadır. Baroya bağlı çalışan her avukat icra takiplerinde bulunabilirler.

Emekli Maaş Haczine İlişkin Yargıtay Kararları

T.C.

YARGITAY

8. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/12316

K. 2013/12863

T. 23.9.2013

5510/m.93

2004/m.83

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire’ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : 5510 sayılı Yasanın 93. maddesi; ”Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88’inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmüne göre, nafaka borçları için haczedilmezlik kuralı uygulanmaz. Yine birikmiş nafaka borçları için emekli maaş haczinde de uygulanması gerekli, İİK’nun 83. maddesi hükmüne göre; borçlunun ve ailesinin geçimi için icra müdürlüğünce zorunlu olarak taktir edilen miktar tenzil olunduktan sonra kalan bölümünün haczedilebileceği ve bu miktarın maaşın 1/4’ünden az olamayacağı belirtilmiştir.

Somut olayda borçlu aleyhine birikmiş ve devam eden aylar nafakasının tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, alacaklı vekilinin birikmiş nafaka yönünden borçlunun emekli maaşının 1/4 ‘ü üzerine haciz konulması talebinin İcra Müdürlüğü’nce birikmiş nafakanın adi alacak vasfında bulunduğu, bu nedenle tahsili için emekli maaşı üzerine haciz konulamayacağından bahisle reddedildiği, şikayet üzerine icra Mahkemesi’nce de kararın yerinde bulunarak talebin reddedildiği, hükmün alacaklı vekilince temyiz edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler nazara alınarak, birikmiş nafakanın adi alacak vasfında olmadığı, nafaka alacağı için emekli maaşı üzerine haciz konulabileceği, alacaklı vekili tarafında aylık maaşın 1/4’ünün haczinin talep edildiği, bu haliyle istemde yasa ve usule aykırı bir yön bulunmadığı halde, İcra Müdürlüğü’nce istemin reddedilmesinin hatalı olduğu dikkate alınarak, şikayetin kabulü ile işlemin iptaline karar verilmesi yerine, yazılı şekilde red kararı verilmesi doğru değildir.

SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’nun 388/4. ( HMK m.297/ç ) ve İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 23.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.

YARGITAY

12. HUKUK DAİRESİ

E. 2009/13919

K. 2009/22035

T. 10.11.2009

• EMEKLİ SANDIĞI MAAŞI ( Emekli Sandığından Emekli Maaşı Alanlara da 5510 Sayılı Yasanın Maaşın Haczedilemeyeceğine İlişkin 93.Madde Hükmünün Uygulanması Gerektiği )

• HACZEDİLMEZLİK ŞİKAYETİNDE SÜRE ( Gelir Aylık ve Ödenekler Borçlunun Muvafakati Bulunmadıkça Nafaka Borçları Dışında Haczedilemeyeceği – 5510 S.K’nun 93.Maddesindeki Düzenleme Kamu Düzeni İle İlgili Olup Süreye Tabi Bulunmadığı )

• GELİR AYLIK VE ÖDENEKLER ( Borçlunun Muvafakati Bulunmadıkça Nafaka Borçları Dışında Haczedilemeyeceği – 5510 S.K’nın 93.Maddesindeki Düzenleme Kamu Düzeni İle İlgili Olup Haczedilmezlik Şikayeti de Herhangi Bir Süreye Tabi Bulunmadığı )

• MAAŞ HACZİ ( Emekli Sandığından Emekli Maaşı Alanlara da 5510 Sayılı Yasanın Maaşın Haczedilemeyeceğine İlişkin 93.Madde Hükmünün Uygulanması Gerektiği )

5510/m.

ÖZET : 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 1,2, 4.maddelerine göre 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi olanların bu kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının a, b, c bendi kapsamında sigortalı olarak kabul edileceğinin belirtildiği dikkate alındığında, emekli sandığından emekli maaşı alanlara da 5510 sayılı yasanın maaşın haczedilemeyeceğine ilişkin 93.madde hükmünün uygulanması gerekir. Öte yandan, anılan yasa hükmü 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girmiş olup, şikayet tarihi itibari ile yürürlükte olduğundan somut olayda da uygulanması zorunludur. Bu durumda yukarıda belirtilen yasa maddesi uyarınca gelir aylık ve ödenekler borçlunun muvafakati bulunmadıkça nafaka borçları dışında haczedilemez. 5510 sayılı kanunun 93.maddesindeki bu düzenleme kamu düzeni ile ilgili olup haczedilmezlik şikayeti de herhangi bir süreye tabi bulunmamaktadır.O halde mahkemece şikayetin esasının incelenerek kabulü yerine süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : İcra Müdürlüğünce, 06.01.2003 tarihinde, borçlunun Emekli Sandığından almakta olduğu emekli maaşının dörtte birinin haczedilmesine karar verilmiştir.
17.04.2008 tarih ve 5754 sayılı yasanın 56.maddesi ile değişik 5510 sayılı yasanın 93.maddesi “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88.maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.”
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçici 1,2, 4.maddelerine göre 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununa tabi olanların bu kanunun 4.maddesinin birinci fıkrasının a, b, c bendi kapsamında sigortalı olarak kabul edileceğinin belirtildiği dikkate alındığında, emekli sandığından emekli maaşı alanlara da 5510 sayılı yasanın maaşın haczedilemeyeceğine ilişkin 93.madde hükmünün uygulanması gerekir. Öte yandan, anılan yasa hükmü 2008 yılı Ekim ayı başında yürürlüğe girmiş olup, şikayet tarihi itibari ile yürürlükte olduğundan somut olayda da uygulanması zorunludur. Bu durumda yukarıda belirtilen yasa maddesi uyarınca gelir aylık ve ödenekler borçlunun muvafakati bulunmadıkça nafaka borçları dışında haczedilemez.
5510 sayılı kanunun 93.maddesindeki bu düzenleme kamu düzeni ile ilgili olup haczedilmezlik şikayeti de herhangi bir süreye tabi bulunmamaktadır.O halde mahkemece şikayetin esasının incelenerek kabulü yerine süre aşımı nedeniyle reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 10.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi


Yargıtay 12.Hukuk Dairesi  2016/19858 E. 2017/11840 K. 3.10.2017 Tarih

ÖZET : Emekli olan borçlunun kendisi hakkında tesis edilen icra takibinin kesinleşmesinden sonra verdiği emekli maaşına dair haciz muvafakati geçerlidir.

DAVA ve KARAR :
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; takip kesinleşmeden emekli maaşından aylık 1.000,00 TL kesilmesine muvafakat ettiğini, maaşının 1.200,00 TL olması sebebiyle neredeyse tamamının borca kesildiğini belirterek İİK’nun 83.maddesi gereğince emekli maaşı üzerindeki haczin tamamının veya 1/4’ü aşan kısmının kaldırılmasını talep ettiği, mahkemece, şikayetin kabulüne karar verilerek, borçlunun maaşının 1/4’ü dışındaki kısmına konulan haczin kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

17.04.2008 tarih ve 5754 Sayılı Kanun’un 56. maddesiyle değişik 5510 Sayılı Kanun’un 93.maddesinde; “Bu kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler 88. maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez.” hükmü yer almaktadır.
28.2.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5838 Sayılı Kanun’un 32.maddesiyle 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 93/1. maddesinde yapılan değişiklik sonucu; “Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödemelerin haczedilmesine dair talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde icra müdürü tarafından reddedilir” hükmü getirilmiştir. Buna göre, muvafakatin geçerli olması için, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması yeterlidir. Bu düzenleme usule değil esasa dair olup, İİK. nun 83/a maddesi karşısında özel hüküm sayılır ve öncelikle uygulanır.

Somut olayda, borçluya 10.02.2015 tarihinde örnek 7 ödeme emri tebliğ edildikten sonra, borçlunun, 20.02.2015 tarihinde emekli maaşından her ay 1.000,00 TL kesilmesine dair hacze muvafakat verdiği, muvafakatten sonra 26.02.2015 tarihinde borçlunun emekli maaşının aylık 1.000,00 TL’sine haciz konulduğu anlaşılmıştır. Bu durumda muvafakatin, şikayetçi yönünden icra takibi kesinleştikten sonra verildiği, dolayısıyla 5838 Sayılı Kanun’un 32.maddesiyle değişik 5510 Sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu’nun 93/1. maddesine uygun olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

HÜKÜM : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.