Hürriyet Mahallesi, Kız Kalesi Sokak No:3 İç Kapı: 2, 34403 Kâğıthane/İstanbul
trenfrdearru

Mesafeli Satış Sözleşmesi

13.12.2019
131
Mesafeli Satış Sözleşmesi

Tüketici hakları ve Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’a göre hazırlanan satış sözleşmeleriden olan taksitle satış sözleşmesi,  paket tur sözleşmesi,   abonelik sözleşmesi, gibi yazılarımıza ek olarak bu yazı da mesafeli satış sözleşmesine değinmiş olacağız.

Tüketici hukuna dair her zaman tüketicinin korunması amacından ve kanunun bu amaca göre yorumlanmasından bahsediyoruz hatta TKHK ‘da hüküm bulunmayan hallerde 83. atfıyla Borçlar Kanunu hükümlerini uygulayıp uygulayamacağımızı değerlendiriyoruz. Ancak bazen öyle durumlar ortaya çıkabiliyorki tüketiciyi korumak adına birtakım adaletsiz sonuçlarla da karşılaşabiliyoruz. Tüketici Kanunu, her ne kadar sözleşme özgürlüğünü kısıtlayıcı bir kanun ise de sözleşme özgürlüğü temel bir prensip borçlar hukuku açısından bu açıdan menfaatler dengesinin doğru kurulması çok önemlidir.

Mesafeli Satış Sözleşmesi Nedir ?

Mesafeli satış sözleşmesi, mesafeli satış, 3 tane unsuru bulunmaktadır. Satıcı ve sağlayıcının eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın kurulmuş olma şeklindedir. Telefon ile yapılan satış borçlar kanunu açısından hazırlar arası bir sözleşme görüyoruz ama mesafeli sözleşme açısından bu bir mesafeler arası sözleşme olsa da tarafların eşzamanlı varlığı bulunmadığı için mesafeli sözleşmenin ilk unsurunu oluşturmaktadır. Mal veya hizmetlerin uzaktan oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde sözleşmenin kurulması, uzaktan erişim araçlarının kullanılması, mutlaka ki mesafeli satış sözleşmesinden bahsedebilmek için uzaktan erişim araçlarından yararlanmış olunması gerekiyor. Mektup, fax, internet, telefon aplikasyonu gibi önemli olan uzaktan erişim aracının kullanılmış olmasıdır. Sadece uzaktan erişim aracının kullanılması da yeterli değil mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına ilişkin oluşturulmuş bir sisteminde varlığından söz edilebilmesi gerekiyor. Yani münferit olarak tek bir sefere mahsus satıcı, tüketiciyi kırmamak için gönderilen maile istinaden sözleşme kurduysa bu anlamda oluşturulmuş bir sistemden bahsedemeyeceğimiz için yine mesafeli bir sözleşme ortada olmadığının kabulü gerekecektir.

Kanun ve yönetmelik, tüketicinin bir takım konularda bilgilendirilmesi gerektiğini şarta bağlamıştır. Bilgilendirmeye dair hususların yönetmelik madde 5/1-a-k bentlerinde düzenlenmiştir. 6.madde ise yapılan bilgilendirmenin her zaman 12 punto büyüklüğünde olması gerektiği, kullanılan iletişim aracına uygun bir bilgilendirme imkanının sunulması gerektiği belirtilmiştir. Sözlü olarak bilgilendirmenin geçerliliği yoktur.

Tüketici hukukunda çok fazla bilgilendirme yoğunluğunun olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü önümüze gelen okumakta zorlandığımız çoğu insanında sözleşmeleri okumadan imzalayıp geçtiği birçok metin imzalanılmaktadır. Bunun bir diğer adı da bilgi asimetrisidir. Yönetmelik bu ön bilgilendirme yükümlülüğünü düzenledikten sonra mesafeli sözleşmede kullanılan bazı uzaktan iletişim araçları bakımından özel düzenlemeler de getirmiştir. Örneğin, internet üzerinden bir sözleşme kuruluyorsa 5.madde de 1a-k arasındaki bütün konularda satıcının, alıcıyı bilgilendirmesi gerekiyor. Bunun yanında yönetmelikte özel olarak önemsenen bir takım hususlar bulunmaktadır. Buna göre, tüketici ödeme yükümlülüğü altına girmeden tüketiciyi bu hususlarda da mutlaka bir bütün olacak şekilde bilgilendirilmesi öngörülmüştür. Bu hususlar, malın nitelikleri, fiyatı, nakliye, teslim ve ek masraf eğer ki bu durumların daha önceden hesaplanabilmesinin mümkün olması halinde nasıl ek masraflarının ödeneceğine ilişkin bilgi içermelidir. Bunun yanı sıra cayma hakkının olduğu durumlarda bu hakkın kullanılma şartları, süresi, usulü, iade için temel bilgiler yer almaktadır.

Mesafeli satış sözleşmesi kurulmadan önce tükecinin hangi bankalardan ödeme yapabileceği, banka bilgilerinin yer alması gerekiyor.

Sesli İletişim Yoluyla Kurulan Sözleşmeler Bakımından

Bu sözleşmeler bakımından yönetmelikte düzenleme internet üzerinde kurulan sözleşmede bir bütün halinde ödeme yükümlüğü altına girilmeden önce bilgilendirilmesi gereken konular yukarıda yazdığımız üzere vardı.  İnternet üzerinden kurulan sözleşmeden farkı olarak internet üzerinden kurulan sözleşmelerde yönetmelikte çok geniş bir bilgilendirme yükümlülüğü belirtilmiştir. Bazı hususlar tüketicinin gözüne çarpacak şekilde düzenlenmiştir. Sesli iletişim yoluyla kurulan sözleşmeler bakımından bu durum uzun uzun ön bilgilendirme yükümlülüğü aslında yok. Sadece önemli olan hususları yazılı olarak bildirmek durumundadır.

Ön Bilgilendirmenin İhlali Durumunda

Yapılacak yaptırım ihlal edilen konuya değişiklik gösterecektir. Eğer ki bir ek masraf varsa nakliye, teslim vb. durumlara ilişkin önbilgilendirmede yer alması gerekiyor. Tutarı eğer tutar belirlenemiyorsa satıcının bir ek yükümlülüğün doğacağını söylemesi gerekiyor. Satıcı tarafından bu bilgiler verilmediyse tüketici bu bedelleri ödemekle yükümlü olmayacaktır. Önbilgilendirmenin teyidini yapılmaması durumunda satıcı tarafından sözleşme kurulmamış sayılır. Satıcıya getirilmiş olan yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması sebebiyle geçersizliğin ileri sürmesi dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacağı için bu hükümsüzlük durumuna esnek hükümsüzlükde diyebiliriz. Bu durumu sadece tüketici ileri sürebilecektir.  Tüketici kanunu her zaman amaca göre yorumlamamız gerekir.  Tüketicinin bilgilendirilmesinin yapıldığının satıcı veya hizmet sağlayıcı ispatını gerçekleştirmek zorundadır.

Tüketiciye Malın Teslimi ve Süresi

Malın teslimine ilişkin kanun koyucu özel bir düzenleme getirmiştir. Sözleşmenin ifasının taahhüt edilen süre içerisinde yerine getirilmesi gerekiyor. Ancak mesafeli sözleşmelerde bu süre sipariş ulaşmasından sonra 30 günü geçemiyor. Yani satıcı veya sağlayıcının 30 gün içinde malı tüketiciye teslim etmesi gerekiyor. Bu süre içerisinde mal teslim edilmezse tüketici sözleşmeden dönebiliyor. Tüketicinin dönme beyanının satıcı veya sağlayıcıya ulaşmasından itibaren 14 gün içerisinde masraflar dahil olmak üzere tahsil edilen tüm bedel kanuni faizi ile birlikte tüketiciye iade edilmesi gerekiyor.

Sipariş konusu mal yada hizmet edimin yerine getirilmesinin imkansız ise satıcı veya sağlayıcı 3 gün içerisinde tüketiciye bu hususu bildirmelidir. Bu hususta çok önemlidir. Malın stokta bulunmaması bir imkansızlık hali değildir. Örneğin sipariş alındıktan sonra deprem oldu ve imalathane yıkıldı. Bu halde satıcı süresi içinde yani 3 gün içinde tüketiciye bu durumu bildirmeli ve tüketicinin ödediği tüm bedeli iade etmelidir.

Tüketicinin Elektronik Ortamdaki Gayrimaddi Ürün Satın Alımı

Satıcı veya sağlayıcı elektronik ortamda satışını sağladığı gayrimaddi ürünlerin ayıpsız olduğunu ispat etmekle yükümlüdür. Diyelim ki telefona bir video oyunu indirildi diyelim yada müzik dinlemek istiyor tüketici bu ürünlerin ayıpsız olduğunu ispat edecek tersi durumundadır. Satıcı veya hizmet sağlayıcı ayıpsız olduğunu ispat edecektir.

Teslim tarihinden itibaren 6 ay içerisinde bir ayıp ortaya çıkarsa da bu ayıbın başından beri olduğu varsayılacak ve ayıpsız olduğunu da satıcı veya sağlayıcı kanıtlamak zorunda kalacaktır. Bu genel tüketici işlemleri geçerli olan bir durumdur. Yukarıdaki işlemler için bir süre sınırı yok iken yani gayrimaddi mallar için burada diğer mallar için ise 6 aylık bir süre bulunuyor.

Tüketici Mesafeli Satış Cayma Hakkı

Tüketicinin mesafeli satış sözleşmesinden kaynaklanan cayma hakkını kullanma süresi 14 gündür. 2 hafta değildir. Bu 14 günlük süre mal teslim tarihinden itibaren, hizmetin ifasına ilişkin sözleşmeler bakımından ise sözleşmenin kurulduğu andan itibaren başlamaktadır. Hem bir mal alımı hemde hizmet ifası söz konusuysa yine malın teslim tarihini esas almamız gerekiyor.

Tüketici Cayma Hakkı Hususunda Bilgilendirilmezse Ne Olur

Tüketicinin cayma hakkını kullanabileceği süreleri yukarıda belirtmiştik. Mal teslimi söz konusuysa 14 gün malın teslimiyle başlayacaktı. Örnek olarak 1 Ocak 2019 tarihinde mal teslim alındıysa 15 Ocak 2019 tarihinde cayma hakkı son bulacak iken cayma hakkı konusunda bilgilendirme yapılmadıysa bu halde 15 Ocak 2020 tarihine kadar cayma hakkı kullanılabilecektir. Cayma hakkı bilgilendirmesinin yapılmaması, cayma hakkı bitimi tarihinden 1 yıl kadar uzamasına sebep oluyor.

Bilgilendirme Yapılmamış Ancak Tüketici Cayma Hakkını Biliyorsa ?

Şifayen veya başka yollarla tüketicinin cayma hakkı bilmesi durumunda dahi yazılı bilgilendirme bulunmuyorsa tüketici cayma hakkını kullanabilecektir. Bu açıdan menfaatler dengesinin korunması açısından tüketicinin hakkını korumak daha faydalı olduğu gözetilmiştir. Diyelim ki satıcı sözleşme anında bilgilendirmeyi sağlamadı ama 1 yılda beklemek istemiyor. 2-3. ayda yani 1 yıl içerisinde de cayma hakkı bildirimi yapabilir.  Yani burada tüketici yönünden dürüstlük kuralının ihlali gibi bir savunma yapmak isabetli bir hukuki eylem olmayacaktır.

Cayma Hakkı Nasıl Kullanılır ?

Mesafeli satış sözleşmeleri açısından cayma hakkının kullanılmasının bir şekle tabi olduğunu söylemeliyiz. Yazılı şekilde yada kalıcı veri saklayıcı aracılığı ile cayma hakkının kullanılması gerekmektedir. Bu bir geçerlilik şekli değildir. İspat şeklidir. Tüketici cayma hakkını yazılı şekilde kullanmadıysa yinede cayma hakkı kullanılmış olacak fakat bir ispat sorunu ortaya çıkmış olacaktır.

Tüketici Cayma Hakkını Kullanırken Sebep Belirtmek Zorunlu mudur?

Hayır, tüketici cayma hakkını kullanırken hiçbir sebep belirtmek zorunda değildir. 14 günlük süre içerisinde şunuda diyebilir. Daha düşük fiyatlı bir ürün buldum. Bu sebeple sözleşmeden çekilebilir. Zaten cayma hakkının mesafeli sözleşmelerde getirilmesinin sebeplerinden biriside budur. Sadece tarafların biraraya gelmeden sözleşmenin kurulmuş olması değildir. Aynı zamanda tüketicinin belki o an için iyi bir rakama malı teslim olduğunu zannetmesi ama aslında yine tüketicinin yine satıcı veya hizmet sağlayıcılara fiyat bilgisi konusunda çok aydınlatılmamış olması yeterince bilgilendirilmemiş olması yani aslında bilgi asimetrisi sorunundan kaynaklanan bir durum söz konusudur.

Cayma Hakkı Ne Zaman Hüküm İfade Eder ?

Cayma hakkının sonuç doğurması için cayma beyanın gönderildiği tarihe bakılmalıdır. Ulaşması kaydıyla gönderilme anı, cayma hakkı hüküm ve sonuçlarını doğurmaktadır. Borçlar Kanunu’ndaki temel düzenlemeden farklılık gösteriyor buradaki durum çünkü Borçlar Kanunu’nda irade beyanlarının gönderme anıyla değil varma anıyla hüküm ve sonuç doğurabileceğini görmekteyiz.

Aynı zamanda ürün ayıplıysa 14 gün içerisinde dilerse cayma hakkını kullanır dilerse ayıp hükümlerine gidebilir. Ancak bu 2 müessese birbirinden farklıdır.

Cayma Hakkı Gönderim Masrafı Kime Aittir

Tüketici malın iadesini sağlamak zorundadır. Ama bu gönderimin masraflarına katlanacak kişi satıcıdır. Avrupa birliği düzenlemesinde bu düzenleme tüketici geri gönderme masraflarına da katlanıyor sadece malı geri göndermekle yükümlü değil. Bizim hukukumuzda ise bu masraflara tüketici değil satıcı katlanacaktır. Ancak önbilgilendirme formunda satıcının belirlediği bir taşıyıcı varsa o firmayı kullanarak tüketici iadeyi sağladığında ücret satıcıya aittir. Belirlenmiş taşıyıcının dışında gönderilmiş olması halinde tüketici bu masrafa kendisi katlanacaktır. Önbilgilendirmede herhangi bir taşıyıcı belirlenmediyse tüketici bu halde istediği taşıyıcıyla gönderim sağlayabilir. Masraflara satıcı katlanır. Eğer önbilgilendirme formunda taşıyıcı belirtildiyse belirlenen taşıyıcı tüketicinin adresi civarında bulunmuyorsa satıcı malı kendisi bizzat almalıdır. Çünkü tüketici herhangi bir taşıyıcı ile iadesini masrafı satıcıya ait olmak üzere yapabilir. Mal tüketiciye hangi paketle gönderilmiş tekrar aynı paketle iadesini sağlamakla mecburdur. Paketin herhangi bir zarar görmemesi için gerekli önlemi almalıdır. Gelen paket yırtılmak zorunda kaldıysa başka bir paket ile tekrar paketlenmelidir.

İnternetten Alışveriş Satıcının Para İadesi Süresi

Satıcı ödemeyi iade etmesi yönünden ise tüketicinin cayma bildiriminin kendisine ulaştığı andan itibaren 14 gün içerisinde varsa malın tüketiciye gönderim masraflarıda dahil olmak üzere tahsil edilen tüm ödemeleri iade etmekle yükümlüdür. Bu 14 günlük süre içerisinde temerrüt faizi işlemeyecektir. 14 günden sonra temerrüt faizi talep imkanı doğacaktır.

Tüketicinin Malı Kullanmasından Ötürü Değer Azalmasından Sorumluluğu

Kanunun 48/4.fıkrası gereği tüketici cayma süresi içinde malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklikle sorumlu değildir. Burada esas amaç malı görme imkanından ve deneme imkanından yoksun bulunulması sebebiyle malı görmek ve denemek ölçüsünde kullanılmasıdır. Yani o ürünü bir mağazada ne ölçüde deneyip kullanabiliyorsa bunu malı teslim aldıktan sonrada yapılabilmesi için hüküm getirilmiştir. Bir ürün kullanıldıktan sonra 2.el vasfına dönüştüğünde değeri düşüyorsa cayma hakkı değer azalmasından sorumlu tutulabilir. Ama ürün ayıplıysa ayıpla ilgili cayma hakkı kullanılabilir. Yani cayma ilişkin değil ama ayıba ilişkin hükümleri uygulanmak üzere iade yapılabilir. Bu haliyle kullanılmasından ötürü değer azalmasından tüketici sorumlu tutulamayacaktır.

Tüketici malı kullanamaz. Sadece malın işleyişini, özelliklerini ve niteliklerini anlamak amacıyla kullanabilir. Eğer mağazada teşhir amacıyla kullanılan bir mal ambalajından çıkarılması gereken bir malsa bu durumda tüketicide ambalajını çıkararak malı deneyebilir, malın işleyişini, özelliklerini anlayabilir.

Cayma hakkı Önbilgilendirilmesi Yapılmazsa Kullanma Değer Azalmasından Sorumlu Tutulabilir mi?

Cayma hakkına ilişkin bir bilgilendirilme yapılmazsa tüketicinin cayma hakkı, cayma hakkının süresinin bitiminden itibaren 1 yıl uzuyordu. Bu durumda tüketicinin malı kullanmasından ötürü artık gözden geçirmek ve işleyişinden öte kullanması söz konusu olduğu halde bence bu kullanımdan ötürü kullanıcının sorumlu tutulması gereklidir. Aksi halde bu hükmün varlığı anlamını kaybeder. Tüketiciden alınan malı 1 yıl boyunca alıp süs gibi saklaması beklenmez. Satıcı sadece cayma hakkına ilişkin bildirimi yaparak aslında 14 günlük süreyi başlatabilecekken bundan imtina etmiş olmasının sonuçlarına da katlanmak zorundadır. İade alınacak bedelde herhangi bir faiz olmayacaktır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.