Cevizli Mah. Kastamonu Sk. No:23/17 Adalet İş Merkezi, 34865 KARTAL İSTANBUL
trenfrdearru

Tekerrür TCK 58 Tekrarlanması Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi

10.10.2019
33
Tekerrür TCK 58 Tekrarlanması Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi

Türk Ceza Kanunu 58. madde ele alınan “Suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” başlığı, cezanın tayininde cezayı artırıcı bir hal olarak göz önünde tutulan ve daha önce bir suçtan mahkum olmuş bir kişinin, belli süreler içinde yeni bir suç işlemesini ifade etmiştir. Tekerrür hükümleri ile, gerek ilk defa suç işleyen bir kişinin yeni suç veya suçlar işlemesinin engellenmesi, gerekse tehlikeli suçlulara karşı toplumun korunması amaçlanmıştır.

Tekerrürün Hukuki Etkisi

Tekerrür, bir kimsenin daha evvel işlediği suçtan ötürü cezasının kesinleşmesi ve infaz edilmesinin ardından belirli bir süredeki denetim içinde tekrar suç işlemesi durumudur.  Suçta tekerrür bir güvenlik tedbiridir. İnfaz sistemimize göre tekerrür hükmüne göre suç işleyen kişilerin infazı daha fazla olmaktadır. Halk arasında yatarı olarak belirtilen sürelerin daha fazla olması öngörülmüştür.

Suçta Tekerrürün Hukuki Kaynağı

Kanunumuz, kendilerine suç işlemeyi iş haline getirmiş kişileri toplumdan uzaklaştırarak  ıslah etmeyi amaçlamış infaz süreleriyle pişman olmasını ve tekrar suç işlemek düşüncesinde olan kişileri de caydırmak istemiştir.  Ceza Kanunumuza göre zaten hali hazırda 2/3’lük bir cezanın yatarı bulunuyorken 1/3 oranında koşullu salıverme ile serbest bırakılan kişiler açısından bu fırsatın kötüye kullanımı engellenmeye çalışılmıştır.  Tekerrür fiile yönelik olmadığı gibi ikinci suçun ağırlaştırıcı sebebi de değildir.  İnfaz ile alakalıdır.

Hangi Durumda Suçta Tekerrür Söz Konusudur

Suçta tekerrür için basit bir şekilde kişi 2 kez suç işlediyse tekerrür uygulanır demek doğru değildir. Tekerrür hükümleri detaylıca düzenlenmiş bir müessesedir.

Suçta Tekerrür’ün Şartları

  • Kesinleşmiş Mahkumiyet Kararının Bulunması

Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için failin daha önce kesinleşmiş mahkûmiyetinin olması gerekli ve yeterlidir. Yani, kişi daha önce bir kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı ve bu kesinleşmeden anlamamız gereken, ilk mahkûmiyetin kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesidir. Mahkumiyet kararının kesinleşmesi gerekirken cezanın infaz edilmiş olması şartı aranmamaktadır.

Suçta Tekerrür için Cezanın İnfaz Edilmiş Olması Şartı Aranmaz

Buradan anlamamız gereken kişi hakkında bir hapis cezası verilmiş olsun ve bu ceza kesinleşmiş olsun. Bu aşamada sonra kişi, sürekli kaçmış ve bir şekilde cezanın infazı sağlanamamış olursa işte bu durumda tekerrür olduğu gibi yerinde bekler.

Suçta Tekerrür için Süreler

(2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı;
a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl,
b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl,
Geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.

Suçta Tekerrürde Kast ve Taksir

Kabahat cezalarından dolayı suçta tekerrür hükümleri uygulanmaz.

Kasıtlı suçlardan ötürü daha önce kasıtlı bir suç işlenmiş olması gerekmektedir. Kişinin kasıtlı işlediği bir suçtan sonra taksirli suç işlendiği takdirde suçta tekerrür hükümleri uygulama alanı yer bulmayacaktır.

Aynı şekilde taksirli suç için daha önce taksirli suçtan ötürü mahkum edilmiş olması gerekir. Trafik kazası sebebiyle taksirle yaralama suçunu işlemiş bir kişi daha sonra kasten adam öldürme suçunu işlerse tekerrür hükümleri uygulanmaz. Ancak dolandırıcılık suçunu işleyen bir kişi daha sonra daha az bir ceza olan hakaret suçuda olsa kasten işlenen suçlar olduğu için tekerrür hükümleri uygulanacaktır.

Kasten öldürme, kasten yaralama, yağma, dolandırıcılık, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile parada veya kıymetli damgada sahtecilik suçları hariç olmak üzere; yabancı ülke mahkemelerinden verilen hükümler tekerrüre esas olmaz.

18 Yaşından Küçükler için Tekerrür

18 yaşından küçük çocukların işledikleri suçlar tekerrüre esas alınmaz. Ayrıca 17 yaşında işlediği bir suçtan sonra 19 yaşında tekrar bir suç işlese dahi yine tekerrür hükümleri uygulanmayacaktır.

Suçta Tekerrür Sonuçları Nelerdir?

Suçta tekerrüre göre;

  • Tekerrür halinde, sonraki suça ilişkin kanun maddesinde seçimlik olarak hapis cezası ile adlî para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunur.
  • Tekerrür halinde hükmolunan ceza, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilir. Ayrıca, mükerrir hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
  • Mahkûmiyet kararında, hükümlü hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanacağı belirtilir.
  • Mükerrirlerin mahkûm olduğu cezanın infazı ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanması, kanunda gösterilen şekilde yapılır.
  • Mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçlu hakkında da uygulanmasına hükmedilir.

Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri ( Mükerrir İnfaz Ne demek )

Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,
b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,
c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.
(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.
(3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.
(4) Hâkim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.
(5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.
(6) Hâkim,mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.
(7) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Cezanın infazı tamamlandıktan sonra devam eden denetim süresi içinde, bu madde hükümlerine göre kendilerine yüklenen yükümlülüklere ve yasaklara aykırı hareket eden mükerrirler, infaz hâkimi kararı ile disiplin hapsine tabi tutulur. Disiplin hapsinin süresi on beş günden az ve üç aydan fazla olamaz
(8) (Ek: 18/6/2014-6545/82 md.) Çocuğa karşı işlenen bir suçtan dolayı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır.

Madde 17/4’e göre mükerrirler aşağıda kanun maddesinden yararlanamazlar.
Hapis cezalarının infazına başlanmış olsa bile, hükümlünün yükseköğrenimini bitirebilmesi, ana, baba, eş veya çocuklarının ölümü veya bu kişilerin sürekli hastalık veya malullükleri nedeniyle ailenin ticari faaliyetlerinin yürütülebilmesinin veya tarım topraklarının işlenebilmesinin imkânsız hâle gelmesi veya hükümlünün hastalığının sürekli bir tedaviyi gerektirmesi gibi zorunlu ve çok ivedi hâllerde, Cumhuriyet Başsavcılığınca altı ayı geçmeyen sürelerle hapis cezasının infazına ara verilebilir. Ancak bu ara verme iki defadan fazla olamaz.

Ayrıca infazın ertelenmesinden de faydalanamazlar.

Sıklıkla karşılaşılan bir diğer husus mahkemede kişi tekerrür hükümleri çerçevesinde ceza almış olsa bile eğer hükümde bu durum yer almadıysa istinaf veya temyiz durumunda kendiliğinden tekerrür hükümleri uygulanmamalıdır. Çünkü aleyhe bozma yasağı bulunmaktadır. Ancak Ceza Genel Kururu kararı gereği, her ne kadar aleyhe bozma yasağı bulunsa da TCK 58/9 ‘a göre tiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi veya örgüt mensubu suçluların özel tehlikeli suçlu olarak kabul edildiği ve bunlar hakkında da mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına hükmedileceği öngürülmektedir.

Suçta Tekerrür Yargıtay Kararları

 

18. Ceza Dairesi 2017/6403 E. , 2019/12373 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK’nın 53/1-b maddesinin Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararıyla iptal edilmesinin infaz evresinde resen gözetilebileceği,
Anlaşılmış ve ileri sürülen temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi başkaca hukuka aykırılığa rastlanmamıştır.
Ancak;
Tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyetin, sanığın 18 yaşından küçükken işlediği suça ilişkin olması karşısında, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu husus yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, 5320 sayılı Yasanın 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca, tebliğnameye uygun olarak hüküm fıkrasındaki “tekerrür uygulanmasına ilişkin kısmın çıkartılması” biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


3. Ceza Dairesi 2019/8985 E. , 2019/15766 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanıklar hakkında tekerrüre esas alınan ilamlardaki TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçu, 6763 sayılı Kanun’a göre uzlaşmaya tabi hale gelmiş ise de; sanık … hakkında anılan Kanun kapsamında uyarlama yargılaması yapıldığı ancak uzlaşma sağlanmadığı, sanık …’ın güncel adli sicil kaydının incelenmesinde tekerrüre esas başkaca ilamlarının bulunduğu, CGK’nin 13.12.2011 tarih 2011/10-214 Esas ve 2011/270 sayılı Kararı gereğince bu hususların infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar hakkında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilememesi gerekçesi ile 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesine göre yapılan indirimin alt sınırdan (1/4) yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde (1/3) oranında uygulama yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından ve yine Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.


18. Ceza Dairesi         2019/6396 E.  ,  2019/11942 K.

“İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İşyeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
Sanığa yükletilen işyeri dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108/2. maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, birden fazla hükümlülük içeren ilam bütünüyle tekerrüre esas alınmış ise de, bu hususun infaz aşamasında resen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 10/09/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


3. Ceza Dairesi         2019/13466 E.  ,  2019/15361 K.

“İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair

Dairemizin sanık hakkındaki 15.04.2019 gün ve 2019/988 Esas, 2019/8279 Karar sayılı DÜZELTEREK ONAMA kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 03.07.2019 tarih, KD-2019/60049 sayılı itiraznamesi ile;
“Mahkemece tekerrüre esas alınan sanık … hakkında Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/243 Esas, 2007/400 Kararının bu sanığa değil sanık …’a ait olduğu ve sehven tekerrüre esas alındığı anlaşılmıştır.
Sanık…’ya ait Adli Sicil kaydının incelenmesinde Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2003 tarih, 2003/185 Esas, 2003/283 Karar sayılı ilamı ile 6 yıl 11 ay 10 gün Ağır hapis cezasına hükümlü olduğu ve bu ilamın tekerrüre esas olduğu görülmüştür. Bu durumda sanık … hakkında tekerrür uygulanmasına esas ilamın yanlış gösterilmesi nedeniyle, hüküm fıkrasının tekerrür uygulanmasına dair bendinde yazılı “Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/243 Esas 2007/400 Karar sayılı kararı” cümlesinin çıkartılarak yerine sanık …’nın Adli Sicil kaydında yer alan “Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2003 tarih, 2003/185 Esas, 2003/283 Karar sayılı ilamı ile 6 yıl 11 ay 10 gün Ağır hapis cezası” ilamının yazılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi” gerektiğinden bahisle DÜZELTİLEREK ONAMA kararının kaldırılarak belirtilen hususun da düzeltilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASI gerektiği belirtilmek suretiyle Dairemizin kararının kaldırılması talebiyle dosyanın, 05.07.2012 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesiyle ile 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesine eklenen 2 ve 3. bentler hükmü uyarınca itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Yerinde görülen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
2) Dairemizin sanık hakkındaki 15.04.2019 gün ve 2019/988 Esas, 2019/8279 Karar sayılı düzeltilerek onama kararının KALDIRILMASINA,
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) Dairemizin 23.10.2017 tarih ve 2017/874 Esas – 2017/13281 Karar sayılı bozma ilamından önce sanık hakkında sonuç olarak 1 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiği, söz konusu kararın yalnız sanık tarafından temyiz edilmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması gerektiği belirtildiği halde; bozma ilamından sonra kurulan hükümde, sanığın cezasının 1 yıl 3 ay hapse indirilmemesi suretiyle kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,
2) Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesindeki tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında sanığa ait olmayan ilamın tekerrür esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK’un 322. maddesi gereğince, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK’nin 62. maddesinin uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere “Sanığın sonuç hapis cezasının CMUK’un 326/son maddesine göre “1 yıl 3 ay hapis cezasına” indirilmesine” şeklindeki paragrafın eklenmesi ve 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulandığı paragrafın çıkarılarak yerine “Silifke Ağır Ceza Mahkemesinin 06.11.2003 tarihli, 14.11.2003 tarihinde kesinleşen, 2003/185 Esas ve 2003/450 Karar sayılı ilamı ile verilen 6 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınmasına, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.


3. Ceza Dairesi         2019/6833 E.  ,  2019/15330 K.

“İçtihat Metni”MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın tekerrüre esas alınan Bursa 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 25.04.2011 tarih, 2010/2839 Esas ve 2011/638 Karar sayılı, 24.09.2013 tarihinde kesinleşen ilamıyla sanığın 5237 sayılı TCK’nin 106/1-1. maddesi gereğince tehdit suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ancak; 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, tekerrüre esas alınan suçun da uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve tekerrüre esas alınan hükümde uzlaştırma işlemi uygulanıp uygulanmadığı araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi uyarınca zorunlu olarak TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması gerekip gerekmediğinin ve TCK’nin 58. maddesinde düzenlenen tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 09.09.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi


 

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.