iletisim mouse ev zar soru video kullanici pdf yildiz istatistik sozlesme destek1 telefon deney menu kampanya klasor urun ampul gulenyuz bilgi sunum bina kurumsal arti kalp yorum bilim duyuru sepet liste monitor takvim ceptelefonu whatsapp gazete foto ayar canta anlasma cuzdan saat para nakliye konum tamir alinti dunya elmas ok destek2
Hürriyet Mahallesi, Kız Kalesi Sokak No:3 İç Kapı: 2, 34403 Kâğıthane/İstanbul
trenfrdearruroja

Uyuşturucu Madde İthalatında Maddenin Gümrük/Havalimanında Ele Geçirilmesinde Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanması

Uyuşturucu Madde İthalatında Maddenin Gümrük/Havalimanında Ele Geçirilmesinde Teşebbüs Hükümlerinin Uygulanması

Şüphe üzerine gümrük ve polis memurları tarafından yapılan tespit ve takibi müteakiben, yurt dışından uçakla veya bir başka araçla getirilmesi yoluyla uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi, böylece görevlilerin müdahalesiyle failin uyuşturucu maddeleri ülkeye sokmasına engel olunması hali durumunda, failin işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığını, bu sebeple bu durumda kişiye fazla ceza verilmeden teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğini düşünmekteyiz.

İthal “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeden, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulmuş sayılması için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmiş olması gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibariyle ülkeye sokulan maddenin satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.

Doktrinde de yukarıda açıklanan görüşü destekleyen çok sayıda yazar bulunmaktadır. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192). Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “İthal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmeyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).
Türkiye’ye giriş havalimanından gerçekleştirilmiş olmakla birlikte, uyuşturucu maddenin ülkeye giriş sırasında yapılan kontrolde ele geçirilmiş olması nedeniyle, sanığın işlediği suç, teşebbüs hükümlerinin uygulanması bakımından gümrük kapılarında işlenen suçlarla benzerlik arz etmektedir.

Örneğin Yargıtay 10. Ceza Dairesi         2020/14147 E.  ,  2021/13536 K. Karşı oy yazısındaki olayda; 

sanığın Sao Paulo’dan valizini uçağa teslim etmesinden sonra uçağın şut altı bagaj bölümüne konulan valiziyle irtibatı kesilmiş ve valizi üzerinde tasarruf imkânı kalmamıştır. Uçak Türkiye’ye iner inmez sanık görevlilerce durdurularak pasaport ve eşya kontrolüne başlanmış, sanığın şut altı bagaj bölümündeki valizinde yapılan x-ray kontrolünde şüpheli yoğunluk tespit edilmesi üzerine, takip edilen sanığın bagaj bandından almaktan imtina ettiği valizinde yapılan aramada uyuşturucu madde bulunmuştur. Dolayısıyla valiz uçakla Türkiye’ye getirilmiş ise de, uyuşturucu madde gümrük ve polis memurları tarafından ülkeye giriş ânında tespit edilip ele geçirildiğinden, sanığın valizi üzerinde kontrol sağlaması ve içinde taşıdığı uyuşturucu maddeyi Türkiye sınırları içinde satış, satışa arz etme ve başkalarına verme gibi tasarruflarda bulunması önlenmiştir. Bu suretle sanığın fiili olarak uyuşturucu maddeyi ülkeye sokmasına engel olunduğundan, sanığın elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladığı uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi ithal etme suçu, elinde olmayan nedenlerle tamamlanamamış ve teşebbüs aşamasında kalmıştır.

“uyuşturucu maddenin gümrük kapısından ya da kara, deniz ve hava sınırlarının herhangi bir yerinden geçirilmesinin bir önemi olmayıp Türkiye siyasi sınırlarından girmesinin suçun oluşması için yeterli olduğu” belirtilerek uyuşturucu madde ithal etme suçunun tamamlandığının kabul edilmesi, işlenen fiilin özellik arz eden yönlerini göz ardı eden, şeklî bir yaklaşımın tezahürüdür.

Bir başka örnekte AVM içinde hırsızlık suçunu işleyen fail, mağazanın dışına çıkmadan X RAY cihazının uyarı vermesi üzerine arama yapılarak hırsızlık suçuna konu eşyanın bulunması durumunda teşebbüs hükümlerini uygulanmaktadır.

Uyuşturucu maddenin ithalatının gümrükte kesintiye uğrayarak fiilin gerçekleşmemiş olmasına rağmen gerçekleşmiş gibi fazla ceza verilmesi öyle zannediyoruz ki TCK 188/3. fıkrasında düzenlenen uyuşturucu madde ticareti ile karşılaştırılmasından kaynaklanmaktadır. Zira uyuşturucu veya uyarıcı maddenin suçüstü hali sebebiyle teslim edilmemesine rağmen uyuşturucu madde “satma” fiili kapsamında değerlendirilmesi mümkündür. Ancak yazıya konu olay ise maddenin ithalatına ilişkin bir husustur.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; failin işlediği uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etmek suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, fail hakkında TCK’nın 188/1-4a maddesi uyarınca tayin edilen cezadan TCK’nın 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanığa eylemi tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğu kanaatini taşımaktayız.

İlgili Diğer Hukuki Makaleler :

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.