iletisim mouse ev zar soru video kullanici pdf yildiz istatistik sozlesme destek1 telefon deney menu kampanya klasor urun ampul gulenyuz bilgi sunum bina kurumsal arti kalp yorum bilim duyuru sepet liste monitor takvim ceptelefonu whatsapp gazete foto ayar canta anlasma cuzdan saat para nakliye konum tamir alinti dunya elmas ok destek2
Hürriyet Mahallesi, Kız Kalesi Sokak No:3 İç Kapı: 2, 34403 Kâğıthane/İstanbul
trenfrdearruroja

Uyuşturucu Madde Suçunda Yargılama Aşamasında Etkin Pişmanlık Uygulanması için 3. Kişinin Yakalanmasını Beklemek

Uyuşturucu Madde Suçunda Yargılama Aşamasında Etkin Pişmanlık Uygulanması için 3. Kişinin Yakalanmasını Beklemek

Genelde kovuşturma aşamasında uyuşturucu suçlarında etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için failin ifadelerin yola çıkan mahkeme dosyada adı geçmeyen bir diğer kişinin ifadesini almak üzere adı geçen kişiler hakkında tahkikat yapmaktadır. Bu tahkikatın sonucunda bazı durumlarda ismi geçen kişilerin ifadeleri alınmadığından bahisle yargılama uzamakta ve etkin pişmanlık hükümleri de uygulanmamaktadır. Ancak bu uygulamanın doğru olmadığını ve kanun lafzına aykırı olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Aşağıda paylaşacağım Ceza Genel Kurulu Kararı hem meslektaşlar hem de mahkemeler için emsal bir  karar olması sebebiyle oldukça önemlidir.

Ceza Genel Kurulu         2020/427 E.  ,  2021/402 K.
Uyuşturucu madde ticareti yapma, temin etme, ithal ve ihraç etme suçlarında TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrasında yer alan etkin pişmanlık hükmünün uygulanabilmesi için, faillerden biri ya da birden fazlasının işlediği suçla ilgili (bağlantılı) başka birisinin anılan suçu işlediğini beyan etmiş olması halinde ya bu kişi/kişilerin yakalanarak yargılanıp mahkûm edilmiş olması ya da bildirdiği kişi veya kişilerin suç ortağı olduğunun ispatını sağlayacak biçimde kesin ve somut delil bulunması gerekir. Aksi halde suçlanan kişiye iftira atılmış olacaktır.
Dosyamıza konu olayda sanık …’nın uyuşturucu madde ithal etme eylemine diğer sanık … ve henüz yargılaması yapılmamış yakalamalı sanık …’in iştirak ettiklerine ilişkin …’nın beyanı dışında suçlarının subutunu sağlayacak nitelikte somut deliller gösterilememiştir. Var olduğu kabul edilmiş ise mahkemece bunların gösterilip tartışılmadığı aşikardır. Bu nedenle sanık … hakkında TCK’nın 192/3. maddesi uygulanması bu aşamada doğru olmadığı, sanıklar hakkındaki hükümlerin bozulması gerektiği” düşünceleriyle karşı oy kullanmışlardır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 04.03.2020 tarih ve 2018/21945 sayı ile “Özel Daire Üyelerinin karşı oyları doğrultusunda” itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK’nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 10. Ceza Dairesince 21.10.2020 tarih, 5563-5969 sayı ve oy birliğiyle itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.

Şeklinde karar verilmiş ise de;

Sanık …’ın ülkeye girişi sonrasında havalimanında yapılan kontroller sırasında kendisine ait olan valizinde uyuşturucu madde bulunduğunun tespit edilip bahsi geçen valizi teslim almasının ardından yakalanması üzerine alınan ifade ve beyanlarında; diğer sanıklar … ve …’nün suç konusu olay ile ilgileri ile adı geçen sanıkların olaydaki konumları hakkında bilgiler vermesi, ifadelerinde geçen hususların yurda giriş ve çıkış kayıtları, uçuş kayıtları, uçak biletinin alınmasına ilişkin belge, bir kısım whatsapp yazışma içerikleri ve dosya kapsamı itibarıyla doğrulanması, bu hâliyle sanık …’nın olayın diğer failleri olan suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım ettiğinin anlaşılması, bu sanıklardan …’in de yapılan yargılama sonucunda mahkumiyetine karar verilmiş olması karşısında, sanık … hakkında TCK’nın 192/3. maddesinin uygulanma koşullarının bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının haklı bir nedene dayanmayan itirazlarının reddine karar verilmelidir.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazlarının REDDİNE,
2- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ EDİLMESİNE, 16.09.2021 tarihinde yapılan müzakerede oy birliğiyle karar verildi.

Şeklindeki kararıya isabetli ve hukuka uygun bir hüküm kurulmuştur.

Uyuşturucu madde suçlarıyla mücadele kapsamında bu şekilde bir tercihte bulunan kanun koyucu, TCK’nın 192. maddesinin 1. fıkrasında; uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişinin, diğer suç ortaklarını veya suç konusu maddenin saklandığı ya da imal edildiği yerleri merciine haber vermesini, diğer bir anlatımla bu suçların failini, aynı suça katılan veya söz konusu suçu bağımsız olarak işleyen diğer bir faili ya da kendi suçunu ortaya çıkarmasını, aynı maddenin 2. fıkrasında; kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişinin, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vermesi veya kendi suçuna konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırmasını, diğer bir ifadeyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun failini ortaya çıkarmasını ya da kendi suçuna konu uyuşturucu maddenin ele geçirilmesini sağlamasını bir cezasızlık nedeni, aynı maddesinin 1 ve 2. fıkralarından yalnızca zaman itibarıyla ayrılan 3. fıkrasında ise; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma ya da uyuşturucu madde imal veya ticareti suçlarını işleyen kişilerin, kendi suçlarının ya da diğer suç ortakları veya söz konusu suçları bağımsız olarak işleyen diğer bir failin suçunun ortaya çıkarılmasına hizmet ve yardım edilmesini cezadan indirim nedeni olarak düzenleme yoluna gitmiştir.
Etkin pişmanlık hükümlerinin düzenlenmesindeki, genel kamu sağlığının korunması ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarıyla daha etkin bir şekilde mücadele edilmesi amacı ile söz konusu maddenin düzenleniş sistematiği dikkate alındığında; failin, TCK’nın 192. maddesinin 1 ve 2. fıkralarında düzenlenen cezasızlık hâllerinden yararlanabilmesi için ortaya çıkardığı suçlar arasında bir eş değerlik (denklik) ilişkisi bulunması ya da daha ağır nitelikte bir suçu ortaya çıkarması gerektiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, aynı maddenin 1 ve 2. fıkralarından yalnızca zaman itibarıyla ayrılan 3. fıkrasının da bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre; TCK’nın 192. maddesinin 3. fıkrası uyarınca cezadan indirim yapılması hâlinin söz konusu olduğu durumlarda, failin kendi suçuna eş değer (denk) ya da kendi suçundan nitelik itibarıyla daha ağır bir suçu ortaya çıkarması veya kendi suçuna eş değer ya da kendi suçundan nitelik itibarıyla daha ağır bir suçun failinin yakalanmasına hizmet ve yardımda bulunması gerekmektedir. Aksinin kabulü, etkin pişmanlık hükümlerinin düzenleniş amacına aykırı olacağı gibi uyuşturucu madde imal ve ticareti suçlarıyla yapılmakta olan mücadeleyi de zaafa uğratacak, söz konusu düzenlemenin suistimaline yol açacaktır. Örneğin; uyuşturucu madde nakletmeyi planlayan ve bu amaçla yüklü miktarda eroin temin eden failin, yakalanma ihtimalini de değerlendirip nakil suçuna başlamadan önce, nakil suçu ile ilgisi bulunmayan ve daha öncesinde kendisine kullanmak için uyuşturucu madde sattığı ve uyuşturucu madde kullandığını bildiği bir şahsa az bir miktarda eroin verip uyuşturucu maddeyi naklederken yakalandığında bu kişinin kimlik ve adres bilgilerini vererek suç konusu madde ile yakalanmasını sağlaması hâlinde uyuşturucu madde nakletme suçundan alacağı cezadan yarı oranına kadar indirim yapılması söz konusu olacağından, daha fazla bir zararı önleyebilmek için daha az bir zarara katlanılmasını, uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarıyla daha etkin bir şekilde mücadele edilmesini amaçlayan kanun koyucunun iradesinin aksine bir durum ortaya çıkacaktır. Bu durum ceza adaletini zedeleyecek biçimde failin haksız bir ceza indiriminden yararlanılmasının yolunu da açacaktır.

Diğer Hukuki Makaleler

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.