Cevizli Mah. Kastamonu Sk. No:23/17 Adalet İş Merkezi, 34865 KARTAL İSTANBUL
trenfrdearru

Uyuşturucu Ticareti Davasında Gizli Soruşturmacı ( Gizli Polis )

Uyuşturucu Ticareti Davasında Gizli Soruşturmacı ( Gizli Polis )

Ceza Muhakamesi Kanunu’muzda yer alan delillerin elde edilmesi yolları hüküm açısından oldukça önem taşımaktadır. Hukuka aykırı elde edilen deliller ise mahkumiyet hükmüne esas teşkil edilmemesi en temel kurallardan birisidir.  ( CMK’nın 217. maddesine göre sanıklara atılı suç hukuka uygun şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. )Bu yazıda uyuşturucu ticareti suçunda hukuka aykırı elde edilen delilleri elde etme yolu olan gizli soruşturmacı görevlendirmesi halk diliyle gizli polis yoluyla uyuşturucu ticaretinin yapıldığının delillendirilmesine değineceğiz.

Her uyuşturucu ticareti suçunu işleyen kişi hakkında gizli soruşturmacı görevlendirilmesi yapılmamaktadır. Bunun için öncelikle uyuşturucu suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmiş olması gerekmektedir. ( CMK’nın 139. maddesinin 4. fıkrasına göre örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmeyen suçlarda gizli soruşturmacı görevlendirilir. )

Gizli soruşturmacıların görevleri, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen bir suç ile ilgili örgütün tüm üyelerini tespit etmek, işleyişini ve örgüt şemasını açığa çıkararak delil etmektedir. Gizli soruşturmacının görevi, uyuşturucu ticareti suçunun zanlıları ile uyuşturucu alım-satım işlemini gerçekleştirip delil etmek olmamalıdır. Delillerin elde edilmesinde iradenin etkilenerek uyuşturucu ticareti suçu işleme kastı olmayan kişiye dahi bir teklifte bulunulduğunda belki bu suçu işleme düşüncesi gerçekleşebilecektir. Burada önemli olan konu uyuşturucu ticareti suçunu işleyen örgütün bu suçu hali hazırda işliyor, işleyecek olmasıdır. Bir diğer gizli soruşturmacı olabilmenin kuralı ise adli kolluk ( adli kolluk görevlisi ise CMK’nın 139/3. maddesi hükmü de gözetilerek tanık olarak dinlenilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesidir. )

Gizli soruşturmacıların adli kolluk görevlisi olmadığının tespiti halinde “suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama” konusunda faaliyette bulunamayacaklarından bu yöntemle elde edilen bilgilerin delil olarak değerlendirilemeyeceği

göz önüne alınarak delillerinin hükme esas teşkil etmemesi gerekmektedir

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 28.04.2015 tarih, 2014/462 Esas, 2015/135 Karar ve 2014/848 Esas, 2015/136 Karar sayılıKararlarında da açıklandığı üzere;

gizli soruşturmacının 26.11.2013 tarihinde sanıklardan suç konusu uyuşturucu maddeleri satın alması üzerine sanıkların ”satmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçu belirlenmiş ve bu suçun delili elde edilmiştir. Buna rağmen, gizli soruşturmacının sanıklardan farklı tarihlerde tekrar uyuşturucu madde satın alması gereksiz olduğu gibi görevi kapsamında da değildir. Öte yandan, gizli soruşturmacıların asıl görevi ”uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak” değil, ”suçu ve failini belirlemek, suçla ilgili delilleri elde etmekten ibarettir.” Bu nedenlerle gizli soruşturmacı tarafından sanıktan birden çok kez uyuşturucu madde satın alınması, ayrıca suç oluşturmayacağı ve gerçek anlamda bir ”alım-satım” söz konusu olmadığı gözetilmeden atılı suçun zincirleme olarak işlendiği kabul edilerek, sanığın cezasının, TCK’nın 43. maddesi ile artırılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayin edilmesi,

bozma nedeni olarak görülmüştür. Bu sebeple uyuşturucu davalarına müdahil avukat meslektaşlar ile davaların yürütülmesi delillerin değerlendirilmesinin akabinde davaların seyrini oldukça değiştirecektir.  Uyuşturucu davalarına ceza avukatı ile müdahili sağlanabilir. Ülkemizde henüz teknik anlamda bir ceza avukatı veya ağır ceza avukatı gibi bir terim bulunmasa da pratikte halk diliyle ilgi alanlarına göre avukatların yöneldiği alanlar bulunmaktadır. Bunlardan en önemlisi de ceza davaları irintili ceza avukatlığıdır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.