Hürriyet Mahallesi, Kız Kalesi Sokak No:3 İç Kapı: 2, 34403 Kâğıthane/İstanbul
trenfrdearru

Yargıtay Bozma Sonrası Süreç

Yargıtay Bozma Sonrası Süreç

Çoğu kez tarafımıza dosyam Yargıtay’dan bozuldu şimdi ne yapmam gerekiyor tarzında sorularla karşılaşıyoruz. Eğer ki böyle bir durum ile karşı karşıya kaldıysanız öncelikle bir avukat ile çalışmanızı kesinlikle öneriyoruz. İşleyecek süreç ise ;

1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarı ile uygulanması gereken 326. maddesinde;

“Yargıtay’dan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.
Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.”

düzenlemesi yer almaktadır.

Bu hüküm gereğince, bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada Yerel Mahkemece sanık ve katılan ile varsa müdafi ve vekile duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır.

Yerleşik yargısal kararlarda açıkça vurgulandığı üzere, tebligat yapılamaması ya da davetiye tebliğ olunmasına rağmen sanığın duruşmaya gelmemesi durumunda, sonradan hükmolunacak cezanın, bozma ilamına konu cezadan daha ağır yaptırım içermemesi hâlinde yargılamaya devam olunarak bir karar verilebilecektir.

Nitekim Ceza Genel Kurulunun 31.05.2016 tarihli ve 5-296 sayılı, 08.05.2018 tarihli ve 1057-197 sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.

 

Bir Başka Yargıtay Kararı

Ceza Genel Kurulu         2018/53 E.  ,  2020/439 K.
Özel Dairenin bozma kararından sonra sanık müdafisine duruşma gününü bildirir davetiyenin 05.05.2015 tarihinde tebliğ edildiği, daha sonra sanığın bozmaya karşı diyeceklerini bildirmesi amacıyla yazılan talimatın sonucu beklenmeden 30.06.2015 tarihli oturumda Yerel Mahkemece sanığın talimat ile beyanının tespit edildiğinden bahisle önceki kararda direnildiği, sanık ve müdafisinin yokluğunda verilen gerekçeli kararın 15.07.2015 tarihinde sanık müdafisi Av. …’a, 22.07.2015 tarihinde ise sanığa tebliğ edildiği, istinabe olunan mahkemece çıkartılan 08.10.2015 tarihli duruşma gününe ilişkin davetiyenin ise gerekçeli kararın tebliğinden sonra 30.07.2015 tarihinde sanığa tebliğ edildiği, 08.10.2015 tarihli talimat duruşmasına gelen olmaması nedeniyle sanığın zorla getirilmesine karar verilerek duruşmanın 12.11.2015 tarihine bırakıldığı, 12.11.2015 tarihinde yapılan oturumda zorla getirme emrine bila ikmal cevap verildiğinden bahisle talimatın mahkemesine iadesine karar verildiği anlaşılan olayda;
Direnme kararına konu mahkûmiyet hükmünden önce bozma ilamı ve duruşma günü tebliğ olunup sanığa bozmaya karşı diyeceklerini bildirme imkânı tanınmadan yalnızca sanık müdafisine duruşma gününün bildirilmesi ile yetinilerek direnme kararı verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup bu husus 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 326/1. maddesine aykırıdır.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.