Cevizli Mah. Kastamonu Sk. No:23/17 Adalet İş Merkezi, 34865 KARTAL İSTANBUL
trenfrar

Marka Hakkına Tecavüz ve Tazminatı

Marka Hakkına Tecavüz ve Tazminatı

Marka, bir işletmenin mal ve/veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir.

Markaların tescili zorunlu olmamakla birlikte tescil, marka üzerindeki hakları ispatlayan ve marka ihlalini engelleyen en önemli araçtır. Tescilli marka, sahibine daha geniş bir koruma sağladığından faaliyette bulunulan bütün ülkelerde marka tescili önemle tavsiye edilmektedir. Bir markanın tescil ettirilmesi, özellikle aynı ya da karıştırılabilecek derecede benzer bir marka ile ihtilaf oluşması halinde daha güçlü bir koruma sağlamaktadır.

Günümüzde en çok rastlanılan marka tecavüzü ve marka ihlalleri, saat, gözlük, gömlek, tişört, takı gibi ürünlerde görülmektedir. Halk arasında sahte ürün, taklit ürün, imitasyon gibi sözcüklerle bilinir.

Bu taklit ürünler, asıl üreticinin bilgisi ve amacı dışında kullanılır ve daha az maliyetle görüntüsünde bire bir aynı ürünün takliti yapılarak haksız kazanç amaç edinilmektedir.

Marka Tecavüzü ve Markalardan doğan haklarımızı güvence altına alan kanun Sınai Mülkiyet Kanunu’nu olmuştur.

Bu Kanunun amacı Sınai Mülkiyet Kanunu Madde 1/1 fıkrasında ;

Bu Kanunun amacı; marka, coğrafi işaret, tasarım, patent, faydalı model ile geleneksel ürün adlarına ilişkin hakların korunması ve bu suretle teknolojik, ekonomik ve sosyal ilerlemenin gerçekleştirilmesine katkı sağlamaktır.

Bunun dışında e-ticaretin de yaygınlaşması ile internet ortamında marka hakkı ihlallerini gündeme getirmeye başladı.  İnternet ortamında işlenecek marka tecavüzü ise ;

Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7/3-D bendi internet ortamında oluşacak marka ihlallerin şartlarına şöyle yer vermiştir. “İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması”

maddesinde belirtilmiştir.

Marka Tecavüzüne Sebep Olan Haller ( Nasıl Marka Tecavüzü Gerçekleşir )

Bu sorunun yanıtına 556 sayılı KHK’nın 61.Maddesinde yer verilmiştir. Anılan maddeye bu haller ;

a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 9 uncu maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.

b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.

c) Markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak veya bir başka şekilde ticaret alanına çıkarmak veya bu amaçlar için gümrük bölgesineyerleştirmek, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutmak veya ticari amaçla elde bulundurmak.

d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

Marka Tecavüzüne İlişkin Ceza Hükümleri

556 sayılı KHK Madde 61/A göre Ceza hükümleri ;

Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Marka koruması olan eşya veya ambalajı üzerine konulmuş marka koruması olduğunu belirten işareti yetkisi olmadan kaldıran kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezasına hükmolunur.

Yetkisi olmadığı halde başkasına ait marka hakkı üzerinde satmak, devretmek, kiralamak veya rehnetmek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.

Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye’de tescilli olması şarttır.

Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır.

Üzerinde başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlamasıhalinde hakkında cezaya hükmolunmaz.

Marka Tecavüzünde Hukuki Başvuru Yolları

  • Marka hakkı, tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi davaları

Bu dava türü Sınai Mülkiyet Kanunu’nda düzenlenmiştir. Tecavüzün varlığının mahkeme kararı ile kabul edilmesi talep ediliyor ise, tespit davası; süregelen bir tecavüz söz konusu ise, durdurma davası; tecavüzün gerçekleşme tehlikesi var ise önleme davası açılması söz konusu olabilecektir.

  • Maddi ve Manevi Tazminat Davaları

Marka sahibinin hakkına tecavüzün başladığı andan itibaren uğrayacağı maddi/manevi zararların tazminine hakkı doğacaktır. Bu durumda sahte ürünle veya taklit ettiği ürünün itibarına ve marka değerine vereceği zararlar dolayısıyla marka sahibinin doğal olarak bir zararı olacaktır. Ancak bu durumda marka sahibinin Türk Patent ‘den koruma kararı alması yeterli olmayacaktır. Koruma kararı tarihi hakkın ileri sürebileceği tarihtir. marka tecavüzü sebebiyle davayı açabilmesi için mutlaka marka tescilini sağlamış olmalıdır.

  • Hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi,
  • Bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi
  • Uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa,

Bu sebeplerin haricinde taklitci markaların çokluğu sebebiyle piyasaya girilmemiş olması gibi sebeplerde talep edilebilir. Ayrıca markanın itibarın zedelenmesi ise yine bir manevi tazminat unsuru olarak talep edilebilir.

  • İhtiyati Tedbir

Hukuki ihtilafta marka sahibi kendi markasının haklarına tecavüz edildiğini veya kullanılması için gerekli altyapı ve çalışmaların yapıldığını öğrenip bu durumu ispat ederse mahkemeden ihtiyati tedbir kararı alınması için başvuru yapabilir.

İnternet Kanunu Gereğince “Erişimin Durdurulması ve İhtiyati Tedbir Kararı”

Fikri ve Sinai Haklar Kanunu yanı sıra İnternet Kanunu 9.Maddesine göre ;

İnternet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia eden gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilir.

Marka tescilinde bulunduğunuz her ne cisim olursa olsun sizin mülkiyet hakkınıza geçmiştir.

Marka hakkı kişilik hakkından zaman içerisinde tamamen ayrı bir nitelik kazanmış olsa dahi kişinin adının marka olarak kullanıldığı hallerde söz konusu ad üzerinde yaratılan marka hakkı, kişilik hakkını ortadan kaldırmadığından, ad üzerinde aynı zamanda kişilik hakkının da bulunduğunu kabul etmek gerekir.

Ancak unutmamak gerekir ki ;  marka hakkı şayet kişilik haklarının kapsamına girmiyor ise 5651 Sayılı Kanun’un 9. maddesi kapsamına da girmeyecek, bu sebeple de bu kanunda yer alan görev kuralı markalar açısından uygulanmayacaktır.

İnternet ortamında yapılan ihlaller ile ilgili ihtiyati tedbir kararı İnternet Kanunu’na göre de istenebilecektir. İnternet Kanunu’na göre yapılacak bu taleplere Sulh Ceza Mahkemeleri yetkili kılınmıştır.

Fikri ve Sinai Haklar Kanunu doğrultusunda marka tecavüzü ve marka ihlalinin çok büyük hukuki sonuçları doğmaktadır. Mutlaka marka avukatlığı alanında deneyim kazanmış bir avukat aracılığı ile profesyonelce yardım almanız hukuki hak kaybı yaşanmaması için önem arz etmektedir.

Dava Takipleri ve Şikayetler için tarafımıza iletişim sağlayabilirsiniz.

Ziyaretçi Yorumları - 1 YORUM
  1. Mustafa zeytunci dedi ki:

    arkaya tecavüz felan yok yaptıkları haksız kazanclar.once esnafı uyarıp sonra ceza yazılmalı hak olan budur.bunlarin yaptıkları gibi degil.esnaf zaten kan ağlıyor işler yok kit kanat gecikiyor zaten esnaf değil bunları imal edenleri yakalasınlar memleket memleket gezceklerine

Avukatlık stajım gereği avukatların yapabileceği işleri yapmam yasaktır. Danışmanlık verilemez.