Hürriyet Mahallesi, Kız Kalesi Sokak No:3 İç Kapı: 2, 34403 Kâğıthane/İstanbul
trenfrdearruroja

NCMEC Raporu ve Müstehcenlik Davaları: IP Adresi Tespitinden Dijital Materyal İncelemesine Savunmanın Önemi

NCMEC Raporu ve Müstehcenlik Davaları: IP Adresi Tespitinden Dijital Materyal İncelemesine Savunmanın Önemi

NCMEC raporlarına dayalı müstehcenlik soruşturmaları, klasik ceza soruşturmalarından biraz farklı ilerler. Çünkü çoğu zaman soruşturmanın başlangıcında ortada müşteki anlatımı, tanık beyanı veya doğrudan şüpheliyi gösteren fiziki bir delil bulunmaz. Süreç, büyük ölçüde dijital bir bildirimden hareketle başlar.

Uygulamada karşılaştığımız dosyalarda genel tablo çoğu zaman şöyledir:

Bir internet hizmeti veya dijital platform üzerinden şüpheli görülen bir içerik tespit edilir, buna ilişkin NCMEC bildirimi oluşturulur, bildirime konu IP ve hesap bilgileri araştırılır, Türkiye’deki bağlantı tespit edilmeye çalışılır ve devamında ilgili adres yönünden adli işlemler başlatılır.

Fakat burada çok önemli bir ayrım vardır:

Bir IP adresinin tespit edilmiş olması ile bir suçun kim tarafından işlendiğinin tespit edilmiş olması aynı şey değildir.

Asıl ceza hukuku tartışması da çoğu zaman tam olarak burada başlamaktadır.

NCMEC Raporu Nedir ve Neden Soruşturmaya Konu Olur?

NCMEC, Amerika Birleşik Devletleri merkezli National Center for Missing & Exploited Children kuruluşunun kısa adıdır. Özellikle internet servis sağlayıcıları ve çevrim içi platformlardan gelen çocukların cinsel istismarına ilişkin şüpheli içerik bildirimlerinin değerlendirilmesinde önemli bir rol üstlenmektedir.

Türkiye’de görülen bazı soruşturmalarda da NCMEC kaynaklı bildirimlerin kolluk ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına ulaşması sonrasında araştırma yapıldığı görülmektedir.

Ancak NCMEC bildiriminin hukuki niteliği doğru anlaşılmalıdır.

NCMEC raporu çoğu zaman bir soruşturmanın başlangıç noktasıdır.

Tek başına “bu kişi suçu işlemiştir” şeklinde okunabilecek kesin bir mahkûmiyet delili değildir.

Raporda geçen;

  • IP adresinin,
  • kullanıcı hesabının,
  • e-posta adresinin,
  • paylaşım veya yükleme zamanının,
  • platform bilgilerinin,
  • bildirime konu dosyanın

birbirleriyle ve daha sonra ele geçirilen dijital materyallerle nasıl ilişkilendirildiği ayrıca incelenmelidir.

Bu ayrım yapılmadığında “IP adresi bu eve ait, o halde suç bu kişi tarafından işlendi” şeklinde oldukça tehlikeli bir sonuca ulaşılabilir.

Ceza yargılaması açısından mesele bundan çok daha karmaşıktır.

NCMEC Bildirimi Sonrasında IP Adresi Tespit Edilirse Ne Olur?

NCMEC kaynaklı dosyalarda IP adresi çoğu zaman soruşturmanın ilk teknik bağlantısını oluşturur.

Savcılık veya kolluk birimleri IP adresinin hangi internet aboneliğine ait olduğunu tespit ettikten sonra ilgili abonelik adresine ulaşabilmektedir.

Bundan sonra arama ve dijital materyallere el koyma gündeme gelebilir.

Bilgisayarlar, cep telefonları, tabletler, harici diskler, USB bellekler ve gerektiğinde diğer dijital cihazlar inceleme konusu yapılabilir.

Burada şüphelilerin sıklıkla yaptığı önemli bir hata vardır.

İlk aramada kişi gözaltına alınmamış veya tutuklanmamışsa soruşturmanın önemli olmadığını düşünebilmektedir.

“Eve geldiler, telefonları ve bilgisayarı aldılar ama beni tutuklamadılar. Demek ki önemli bir şey yok.”

Bu düşünce her zaman doğru değildir.

Çünkü ilk operasyonun amacı bazı dosyalarda zaten delili ele geçirmek olabilir.

Asıl değerlendirme daha sonra yapılacak dijital materyal incelemesi sonrasında ortaya çıkabilir.

Başka bir ifadeyle ilk gün soruşturmanın sonu değil, bazen yalnızca başlangıcıdır.

Cihazlar üzerinde yapılan inceleme sonrasında savcılığın dosyaya bakışı tamamen değişebilir.

Bu nedenle NCMEC soruşturmalarında savunmanın sadece ifade günü yapılması gerektiği düşüncesine katılmıyoruz.

Savunma, mümkün olduğunca dijital deliller değerlendirilmeden ve yanlış bir teknik kabul dosyaya yerleşmeden önce şekillendirilmelidir.

IP Adresi Bir Kişiyi Kesin Olarak Gösterir mi?

En önemli meselelerden biri budur.

IP adresi çoğunlukla bir internet bağlantısını gösterir.

Fakat bağlantının sahibi ile belirli bir işlemi yapan kişi her zaman aynı kişi olmayabilir.

Aynı internet hattını;

aile bireyleri, çalışanlar, misafirler veya farklı cihazlar kullanabilir.

Bunun yanında dosyanın özelliğine göre;

dinamik IP kayıtları, bağlantı tarih ve saatleri, port bilgileri, ortak kullanım ihtimali, modem bağlantıları, kullanıcı hesapları ve cihaz kayıtları gibi birçok teknik veri ayrıca önem kazanabilir.

Dolayısıyla sağlıklı bir soruşturmanın cevabını vermesi gereken soru sadece;

“Bu IP kimin adına kayıtlı?”

değildir.

Asıl soru şudur:

“Suç teşkil ettiği ileri sürülen dijital işlem hangi cihazdan, hangi kullanıcı tarafından ve hangi iradi hareket sonucunda gerçekleştirilmiştir?”

Bu soruya cevap verilmeden yalnızca abonelik sahibinden hareket edilmesi ceza sorumluluğunun şahsiliği bakımından ciddi sorunlara neden olabilir.

Dijital Materyalde Görüntünün Bulunması Her Zaman Bilerek Saklandığı Anlamına mı Gelir?

Hayır.

NCMEC ve müstehcenlik dosyalarında en fazla tartışılması gereken konulardan biri dijital materyal içerisinde tespit edilen görüntünün orada neden bulunduğudur.

Bir dosyanın cihazda bulunmasıyla kişinin o dosyayı bilerek indirip depolaması aynı şey değildir.

Bu ayrım özellikle dijital dünyada son derece önemlidir.

Telefonlar ve bilgisayarlar kullanıcıların yaptığı her işlemi bizim günlük hayatta düşündüğümüz kadar basit şekilde kaydetmez.

Bir internet sitesinin ziyaret edilmesi, bir sosyal medya uygulamasının kullanılması veya bir mesajlaşma uygulamasının açılması sırasında cihaz içerisinde çok sayıda geçici veri oluşabilir.

Örneğin;

  • önbellek kayıtları,
  • küçük önizleme görüntüleri,
  • uygulama cache dosyaları,
  • otomatik indirme klasörleri,
  • senkronizasyon verileri,
  • geçici internet dosyaları,
  • uygulamanın kendi oluşturduğu medya klasörleri

kullanıcının her dosyayı tek tek seçerek kaydettiğini göstermeyebilir.

İşte soruşturmalarda yapılması gereken temel ayrımlardan biri budur:

Dosya cihazda bulundu mu?

Başka bir soru.

Kişi bu dosyayı bilerek edinip sakladı mı?

Tamamen başka bir sorudur.

Bu iki sorunun cevabı aynı kabul edildiği anda dijital delilin değerlendirilmesinde ciddi hata yapılabilir.

“Görüntüyü Kaydetmiş” Tespiti Tek Başına Yeterli Değildir

Bir başka sorun ise bilirkişi veya kolluk raporlarında kullanılan teknik ifadelerin hukuki anlamlarının yeterince sorgulanmamasıdır.

Örneğin bir dosyanın belirli bir klasörde bulunması, dosya sisteminde bir kayıt oluşturması veya bir cihaz üzerinde belli tarihlerde işlem görmüş olması doğrudan kullanıcının suç kastını göstermeyebilir.

Dosyanın;

hangi klasörde bulunduğu,

hangi uygulama tarafından oluşturulduğu,

dosyanın oluşturulma ve değiştirilme zamanları,

manuel mi otomatik mi kaydedildiği,

açılıp açılmadığı,

başka bir yere taşınıp taşınmadığı,

paylaşılıp paylaşılmadığı,

silinip silinmediği,

bulut hesabından mı geldiği,

başka bir cihazdan senkronize olup olmadığı

dosyanın anlamını tamamen değiştirebilir.

Bazen birkaç satırlık teknik kayıt, dosyanın kaderini değiştirebilecek kadar önemlidir.

Bu nedenle dijital inceleme raporlarının yalnızca sonuç bölümünü okuyarak savunma yapmak kanaatimizce yeterli değildir.

Otomatik İndirme Özelliği Müstehcenlik Suçunda Neden Önemlidir?

Bugün birçok mesajlaşma ve sosyal medya uygulaması kullanıcının ayrıca “indir” butonuna basmasına gerek kalmadan gelen görselleri cihaz içerisinde geçici veya kalıcı şekilde depolayabilmektedir.

Bir WhatsApp grubu, Telegram kanalı, sosyal medya hesabı veya başka bir uygulama üzerinden görüntü geldiğinde dosyanın cihaz içerisinde bulunması mümkündür.

Fakat ceza sorumluluğu açısından yine aynı soruya dönmek gerekir:

Kullanıcı bu içeriğin ne olduğunu biliyor muydu ve bunun cihazında bulunmasına yönelik iradi bir davranışı var mıydı?

Dosyada yüzlerce normal içerik arasında birkaç hukuka aykırı görüntünün tespit edilmesi ile sistematik şekilde oluşturulmuş, kategorize edilmiş ve uzun süre saklanmış bir arşiv aynı şekilde değerlendirilemez.

Savunmanın görevi de yalnızca;

“Ben indirmedim.”

demek değildir.

Savunma bunun teknik olarak mümkün olup olmadığını göstermek zorundadır.

İnternet Sitesindeki Her İçerikten Kullanıcı Sorumlu Tutulabilir mi?

Bu da uygulamada dikkat edilmesi gereken meselelerden biridir.

Bir kişinin ziyaret ettiği internet sitesi veya kullandığı platform içerisinde hukuka aykırı bir görüntünün bulunması, kullanıcının o görüntüyü bilerek görüntülediği veya sakladığı sonucunu kendiliğinden doğurmaz.

Özellikle web sitelerinde;

otomatik yönlendirmeler,

reklam sistemleri,

açılır pencereler,

ön yüklenen içerikler,

küçük resim dosyaları,

arka planda çalışan komutlar

kullanıcının doğrudan seçmediği verilerin cihaz üzerinde iz bırakmasına neden olabilir.

Bu nedenle “dosya bulundu” tespitinden önce veya hemen sonra sorulması gereken başka sorular vardır:

Nerede bulundu?

Nasıl oluştu?

Hangi yazılım tarafından oluşturuldu?

Kullanıcı o dosyayı gerçekten açtı mı?

Dosya başka bir uygulamanın geçici verisi olabilir mi?

Bu soruların cevabı alınmadan yapılan değerlendirme eksik kalabilir.

İzlemek, İndirmek, Bulundurmak ve Paylaşmak Aynı Şey Değildir

Müstehcenlik soruşturmalarında fiilin doğru nitelendirilmesi de ayrı önem taşır.

İnternet üzerinden bir görüntünün görüntülenmesi,

cihaza indirilmesi,

bilerek saklanması,

başka bir kişiye gönderilmesi,

bir platforma yüklenmesi

teknik olarak birbirinden farklı hareketlerdir.

Dijital izleri de birbirinden farklı olabilir.

Bir dosyada yapılabilecek en büyük hatalardan biri bu hareketlerin tamamını aynı kabul etmektir.

Özellikle NCMEC bildiriminde bir “upload” veya platform işlemi bulunuyorsa bunun gerçekten şüphelinin cihazından ve şüphelinin iradesiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıca araştırılması gerekir.

Hesabın kime ait olduğu başka bir şeydir.

Hesabı suç tarihinde kimin kullandığı başka bir şeydir.

Cihazın kime ait olduğu başka bir şeydir.

İşlemi kimin yaptığı ise bütün bunlardan sonra cevaplandırılması gereken asıl sorudur.

Dijital İnceleme Raporu Geldikten Sonra Dosyanın Seyri Değişebilir

NCMEC soruşturmalarında ilk arama sırasında kişinin serbest bırakılması yanıltıcı bir güven duygusu oluşturabilmektedir.

Oysa el konulan dijital materyaller üzerinde inceleme devam ediyor olabilir.

Adli bilişim incelemesinde bildirime konu içerikle bağlantılı dosyaların bulunması, yeni dosyaların tespit edilmesi veya hesap hareketlerinin cihazla ilişkilendirilmesi durumunda savcılık yeniden işlem yapabilir.

Bu nedenle ilk operasyondan sonra;

“Beni bırakmışlardı, dosya kapanmıştır.”

şeklinde düşünülmesini doğru bulmuyoruz.

Aksine bu dönem savunma bakımından çoğu zaman son derece kritik bir dönemdir.

Çünkü dosyanın yönünü belirleyecek teknik rapor henüz hazırlanıyor olabilir.

Yanlış değerlendirilen bir dijital bulgu ilerleyen aşamada gözaltı, tutuklama talebi veya kamu davasına dönüşebilecek bir değerlendirmeye temel oluşturabilir.

Dijital Delillerde “İrade” Nasıl Araştırılır?

Bir müstehcenlik dosyasında bizim açımızdan en önemli kavramlardan biri iradi hakimiyettir.

Bir dijital içeriğin cihaz içerisinde mevcut olması ile kişinin o içerik üzerinde bilinçli hakimiyet kurması aynı şey değildir.

İradi hakimiyet araştırılırken yalnızca dosyanın varlığına bakılması kanaatimizce yeterli değildir.

Dosyanın çevresindeki diğer dijital hareketlerin de araştırılması gerekir.

Örneğin bazı dosyalarda;

dosyanın isimlendirilme biçimi,

oluşturulduğu klasör,

arama geçmişleri,

uygulama hareketleri,

dosya erişim kayıtları,

hesap oturumları,

gönderim hareketleri,

senkronizasyon kayıtları,

silme ve taşıma işlemleri

birlikte değerlendirilmelidir.

Burada özellikle belirtmek gerekir ki dijital delil değerlendirmesinin bundan ibaret olduğunu düşünmek de doğru değildir.

Uygulamada karşılaştığımız bazı teknik ayrımlar vardır ki bunlar ilk bakışta önemsiz görünmesine rağmen soruşturmanın hukuki sonucunu doğrudan değiştirebilmektedir.

Bunların tamamını genel bir internet yazısında anlatmayı özellikle doğru bulmuyoruz.

Çünkü her cihazın, her uygulamanın ve her NCMEC bildiriminin teknik hikâyesi aynı değildir.

Dosya görülmeden yapılan ezber savunmalar bu nedenle çoğu zaman yeterli olmaz.

Arama ve El Koyma Sonrasında Savunma Ne Yapmalıdır?

Bu dosyalarda savunmanın en büyük hatası bilirkişi raporunun gelmesini beklemek olabilir.

Savunma mümkün olduğunca erken aşamada dosyanın teknik yapısını anlamalıdır.

Özellikle;

NCMEC raporunun tamamı,

IP tespit kayıtları,

platform bilgilerinin tarih ve saatleri,

arama ve el koyma tutanakları,

hangi cihazların ele geçirildiği,

dijital kopyalama işlemleri,

inceleme raporları,

imaj ve hash bilgilerinin bulunup bulunmadığı,

tespit edilen içeriklerin hangi cihaz ve hangi klasörde olduğu

birlikte incelenmelidir.

Çünkü dosyaya parçalar halinde bakıldığında suç şüphesini kuvvetli gösteren bir veri, bütün teknik süreç incelendiğinde tamamen farklı bir anlam kazanabilir.

NCMEC Raporuna Dayalı Tutuklama Kararı Verilebilir mi?

Tutuklama bakımından yalnızca suç isnadının ağırlığı değil, somut delil durumu da önemlidir.

Bu nedenle NCMEC bildiriminin varlığı veya bir internet bağlantısının şüpheliyle ilişkilendirilmesi otomatik şekilde tutuklama sonucuna götürmemelidir.

Özellikle dijital materyal incelemesi henüz tamamlanmamışsa;

bildirime konu işlemin şüpheli tarafından yapılıp yapılmadığı,

ilgili içeriğin cihazda bulunup bulunmadığı,

bulunmuşsa hangi koşullarda bulunduğu,

hesabın ve cihazın fiili kullanıcısının kim olduğu

ayrıca değerlendirilmelidir.

Diğer taraftan dijital inceleme sonrasında yeni deliller ortaya çıkması durumunda soruşturmanın seyri değişebilir.

Bu nedenle ilk aramada tutuklama olmaması, ileride hiçbir koruma tedbiri uygulanmayacağı anlamına gelmez.

“Telefon Benim, O Halde Dosya da Benim” Mantığı Ceza Hukukunda Yeterli Değildir

Bir cihazın mülkiyeti ile cihaz içerisindeki bütün dijital hareketlerin faili olmak aynı şey değildir.

Özellikle ortak kullanılan bilgisayarlar, tabletler ve telefonlarda kullanıcı profilleri, oturum bilgileri, hesap kayıtları ve işlem tarihleri önem taşıyabilir.

Aynı durum internet aboneliği bakımından da geçerlidir.

İnternet hattının bir kişinin adına olması o hat üzerinden gerçekleştirilen bütün işlemlerin o kişi tarafından yapıldığını tek başına ispatlamaz.

Ceza sorumluluğunun şahsiliği tam da bu nedenle önemlidir.

Soruşturmanın amacı bir suçun işlendiğini göstermekten ibaret olmamalıdır.

Suçu hangi kişinin işlediğinin de kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekir.

NCMEC Dosyalarında Savunmanın En Kritik Noktası Nedir?

Kanaatimizce bu davalarda en önemli mesele dijital verinin varlığından çok dijital verinin doğru anlamlandırılmasıdır.

Çünkü aynı teknik bulgu iki farklı dosyada tamamen farklı hukuki sonuçlar doğurabilir.

Bir görüntünün cihazda bulunması ilk bakışta son derece ağır bir delil gibi görülebilir.

Fakat dosyanın hangi uygulama tarafından oluşturulduğu araştırıldığında otomatik bir kayıt olduğu anlaşılabilir.

Bazen tam tersi de mümkündür.

Şüpheli ilk aşamada “benim ilgim yok” şeklinde savunma yapmasına rağmen dijital materyal içerisindeki başka teknik kayıtlar dosyanın değerlendirilmesini tamamen değiştirebilir.

Bu nedenle bu soruşturmalar yalnızca ceza hukuku bilgisiyle veya yalnızca teknik bilgiyle yürütülebilecek dosyalar değildir.

Ceza hukuku ile dijital delil okumasının birlikte yapılması gerekir.

NCMEC Raporu Geldiğinde Avukat Ne Yapmalıdır?

Savunmanın dosyaya sadece suç maddesi üzerinden bakmasını doğru bulmuyoruz.

Öncelikle bildirimin teknik zinciri kurulmalıdır.

NCMEC’e hangi platformun bildirim yaptığı, bildirimin hangi tarih ve saatteki hangi işlemden kaynaklandığı, IP tespitinin nasıl yapıldığı, IP ile abonelik arasındaki bağlantı ve daha sonra ele geçirilen cihazla ilk bildirim arasında gerçekten teknik bir eşleşme bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

Sonrasında dijital incelemenin kendi içerisinde tutarlı olup olmadığı değerlendirilmelidir.

Burada küçük görünen zaman farklılıkları, dosya yolları veya uygulama kayıtları bazen son derece önemli hale gelebilir.

Bu sebeple NCMEC dosyalarında savunmanın ana sorusu bizim açımızdan hiçbir zaman yalnızca;

“Cihazda görüntü var mı?”

değildir.

Asıl soru şudur:

Bu görüntünün bu cihazda bulunmasının teknik ve hukuki açıklaması nedir?

İki soru arasında sanıldığından çok daha büyük bir fark vardır.

NCMEC ve Müstehcenlik Soruşturmalarında Erken Savunma Neden Önemlidir?

Bu dosyalarda kişi çoğu zaman ilk kez evine polis geldiğinde soruşturmayı öğrenmektedir.

Telefon ve bilgisayarlarına el konulmakta, ifade işlemleri yapılmakta ve sonrasında inceleme süreci başlamaktadır.

İşte tam bu aşamada dosyanın önemsenmesi gerekir.

Çünkü dijital inceleme tamamlandıktan ve birtakım teknik değerlendirmeler dosyada kesin kabul haline geldikten sonra bunların düzeltilmesi daha zor olabilir.

Biz bu nedenle özellikle NCMEC kaynaklı müstehcenlik soruşturmalarında savunmanın yalnızca ifade hazırlamak olarak görülmemesi gerektiğini düşünüyoruz.

Savunma;

NCMEC bildiriminin okunması, IP bağlantısının denetlenmesi, dijital materyalin teknik yapısının anlaşılması ve hukuki kastın somut deliller üzerinden tartışılmasıdır.

Her dosyanın kendine özgü bir dijital izi vardır.

Bazen savunmayı güçlendiren ayrıntı dosyanın en görünür yerinde değildir.

Bir klasörün içerisinde, bir uygulamanın çalışma biçiminde veya birkaç saniyelik zaman farkında olabilir.

Sonuç: NCMEC Bildirimi Suçun Sonucu Değil, Soruşturmanın Başlangıcıdır

NCMEC raporlarına dayalı müstehcenlik soruşturmalarında en büyük hata, teknik verilerin kesin hukuki sonuçlar gibi değerlendirilmesidir.

Bir IP adresinin tespit edilmesi failin kesin olarak tespit edildiği anlamına gelmez.

Bir içeriğin cihaz içerisinde bulunması o içeriğin mutlaka bilinçli şekilde indirildiği anlamına gelmez.

Bir hesabın kişiye ait olması bütün hesap hareketlerinin kişi tarafından gerçekleştirildiğini otomatik olarak göstermez.

Ancak bunun tersi de geçerlidir.

Her “otomatik indirme” savunması doğru değildir, her cache kaydı masum değildir ve her teknik açıklama dosyadaki diğer veriler karşısında ayakta kalmaz.

Savunmanın görevi varsayım üretmek değil, dijital olayın gerçek hikâyesini ortaya çıkarmaktır.

NCMEC raporu bulunan veya müstehcenlik suçundan hakkında soruşturma yürütülen kişilerin özellikle cihaz incelemelerinin sonucunu bekleyip dosyayı daha sonra önemsemeleri ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Çünkü bazı NCMEC dosyalarında gerçek mücadele ilk arama günü değil, ele geçirilen dijital verinin ne anlama geldiği tartışılmaya başladığı gün başlamaktadır.

 

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bir Yorum Yazın

Hukuki Danışmanlık Ücretlidir. İletişim ve Randevu için arayabilirsiniz.